سُورَةُ المؤمنون مَكِّيَةٌ وَهِيَ ١١٨ ايَةً - الترتيب الوحي ٧٤
قَدْ
andolsun
اَفْلَحَ
felaha ulaştı
الْمُؤْمِنُونَۙ
mü'minler
﴿١﴾
الَّذ۪ينَ
ki
هُمْ
onlar
ف۪ي صَلَاتِهِمْ
namazlarında
خَاشِعُونَۙ
saygılıdırlar
﴿٢﴾
وَالَّذ۪ينَ هُمْ
onlar
عَنِ اللَّغْوِ
boş şeylerden
مُعْرِضُونَۙ
yüz çevirirler
﴿٣﴾
وَالَّذ۪ينَ هُمْ
onlar
لِلزَّكٰوةِ
zekatı
فَاعِلُونَۙ
verirler
﴿٤﴾
وَالَّذ۪ينَ هُمْ
ve onlar
لِفُرُوجِهِمْ
ırzlarını
حَافِظُونَۙ
korurlar
﴿٥﴾
اِلَّا
ancak hariç
عَلٰٓى اَزْوَاجِهِمْ
eşleri
اَوْ
yahut
مَا مَلَكَتْ
sahip oldukları (cariyeler)
اَيْمَانُهُمْ
ellerinin
فَاِنَّهُمْ
onlar
غَيْرُ مَلُوم۪ينَۚ
kınanmazlar
﴿٦﴾
فَمَنِ
kim
ابْتَغٰى
gitmek isterse
وَرَٓاءَ
ötesine
ذٰلِكَ
bunun
فَاُو۬لٰٓئِكَ
işte
هُمُ
onlar
الْعَادُونَۚ
haddi aşanlardır
﴿٧﴾
وَالَّذ۪ينَ هُمْ
ve onlar
لِاَمَانَاتِهِمْ
emanetlerine
وَعَهْدِهِمْ
ve ahidlerine
رَاعُونَۙ
özen gösterirler
﴿٨﴾
وَالَّذ۪ينَ هُمْ
ve onlar
عَلٰى صَلَوَاتِهِمْ
namazlarını
يُحَافِظُونَۢ
korurlar
﴿٩﴾
اُو۬لٰٓئِكَ
işte
هُمُ
onlardır
الْوَارِثُونَۙ
varis olacaklar
﴿١٠﴾
الَّذ۪ينَ يَرِثُونَ
varis olacaklar
الْفِرْدَوْسَۜ
Firdevs'e
هُمْ
onlar
ف۪يهَا
orada
خَالِدُونَ
ebedi kalacaklardır
﴿١١﴾
وَلَقَدْ
andolsun
خَلَقْنَا
biz yarattık
الْاِنْسَانَ
insanı
مِنْ سُلَالَةٍ
süzme
مِنْ ط۪ينٍۚ
çamurdan
﴿١٢﴾
ثُمَّ
sonra
جَعَلْنَاهُ
onu koyduk
نُطْفَةً
bir nutfe (sperm) olarak
ف۪ي قَرَارٍ
bir karar yerine
مَك۪ينٍۖ
sağlam
﴿١٣﴾
ثُمَّ
sonra
خَلَقْنَا
çevirdik
النُّطْفَةَ
nutfeyi
عَلَقَةً
alaka(embriyo)ya
فَخَلَقْنَا
çevirdik
الْعَلَقَةَ
alaka(embriyo)yı
مُضْغَةً
bir çiğnemlik ete
فَخَلَقْنَا
çevirdik
الْمُضْغَةَ
bir çiğnemlik eti
عِظَاماً
kemiklere
فَكَسَوْنَا
giydirdik
الْعِظَامَ
kemiklere
لَحْماًۗ
et
ثُمَّ
sonra
اَنْشَأْنَاهُ
onu yaptık
خَلْقاً
bir yaratık
اٰخَرَۜ
bambaşka
فَتَبَارَكَ
ne yücedir
اللّٰهُ
Allah
اَحْسَنُ
en güzeli
الْخَالِق۪ينَۜ
yaratanların
﴿١٤﴾
ثُمَّ
sonra
اِنَّكُمْ
şüphesiz siz
بَعْدَ
ardından
ذٰلِكَ
bunun
لَمَيِّتُونَۜ
öleceksiniz
﴿١٥﴾
ثُمَّ
sonra
اِنَّكُمْ
muhakkak siz
يَوْمَ
günü
الْقِيٰمَةِ
kıyamet
تُبْعَثُونَ
diriltileceksiniz
﴿١٦﴾
وَلَقَدْ
ve andolsun
خَلَقْنَا
yarattık
فَوْقَكُمْ
üstünüzde
سَبْعَ
yedi
طَرَٓائِقَۗ
tabaka (gök)
وَمَا كُنَّا
biz değiliz
عَنِ الْخَلْقِ
yaratmaktan
غَافِل۪ينَ
gafil
﴿١٧﴾
 
341 sayfa okundu