فِي الدُّنْيَا
dünya hakkında
وَيَسْـَٔلُونَكَ
ve sana soruyarlar
عَنِ الْيَتَامٰىۜ
öksüzlerden
لَهُمْ
onları(n durumlarını)
تُخَالِطُوهُمْ
onlara karışırsanız
فَاِخْوَانُكُمْۜ
sizin kardeşlerinizdir
مِنَ الْمُصْلِحِۜ
ıslah edenden
لَاَعْنَتَكُمْۜ
sizi zora sokardı
حَك۪يمٌ
hüküm ve hikmet sahibidir
﴿٢٢٠﴾
وَلَا تَنْكِحُوا
evlenmeyin
الْمُشْرِكَاتِ
müşrik (Allah'a ortak koşan) kadınlarla
مِنْ مُشْرِكَةٍ
ortak koşan (hür) kadından
اَعْجَبَتْكُمْۚ
hoşunuza gitse bile
وَلَا تُنْكِحُوا
evlendirmeyin
الْمُشْرِك۪ينَ
Ortak koşan erkeklerle
مِنْ مُشْرِكٍ
müşrik erkekten
اَعْجَبَكُمْۜ
hoşunuza gitse bile
وَالْمَغْفِرَةِ
ve mağfirete
يَتَذَكَّرُونَ۟
düşünürler
﴿٢٢١﴾
وَيَسْـَٔلُونَكَ
sana soruyorlar
عَنِ الْمَح۪يضِۜ
adet görmeden
فِي الْمَح۪يضِۙ
adet halinde
وَلَا تَقْرَبُوهُنَّ
onlara yaklaşmayın
يَطْهُرْنَۚ
temizleninceye
تَطَهَّرْنَ
temizlendikleri
التَّوَّاب۪ينَ
tevbe edenleri
الْمُتَطَهِّر۪ينَ
temizlenenleri
﴿٢٢٢﴾
نِسَٓاؤُ۬كُمْ
kadınlarınız
اَنّٰى شِئْتُمْۘ
dilediğiniz biçimde
وَقَدِّمُوا
hazırlık yapın
لِاَنْفُسِكُمْۜ
kendiniz için
مُلَاقُوهُۜ
O'na kavuşacaksınız
﴿٢٢٣﴾
لِاَيْمَانِكُمْ
yeminlerinize
اَنْ تَبَرُّوا
iyilik etmenize
وَتَتَّقُوا
ve sakınmanıza
﴿٢٢٤﴾