لِلَّذ۪ينَ يُقَاتَلُونَ
kendileriyle savaşılanlara
بِاَنَّهُمْ ظُلِمُواۜ
onlara zulmedilmeleri yüzünden
عَلٰى نَصْرِهِمْ
onlara yardım etmeğe
﴿٣٩﴾
مِنْ دِيَارِهِمْ
yurtlarından
بِغَيْرِ حَقٍّ
haksız yere
اَنْ يَقُولُوا
dedikleri için
وَلَوْلَا دَفْعُ
eğer savunması olmasaydı
بِبَعْضٍ
diğer bazılarıyle
وَلَيَنْصُرَنَّ
elbette yardım eder
مَنْ يَنْصُرُهُۜ
kendine yardım edene
﴿٤٠﴾
مَكَّنَّاهُمْ
iktidara getirirsek
وَنَهَوْا
ve vazgeçirmeğe çalışırlar
عَنِ الْمُنْكَرِۜ
kötülükten
﴿٤١﴾
يُكَذِّبُوكَ
seni yalanlıyorlarsa
﴿٤٢﴾
﴿٤٣﴾
وَكُذِّبَ
ve yalanlanmıştı
فَاَمْلَيْتُ
ben de bir süre vermiştim
اَخَذْتُهُمْۚ
onları yakalamıştım
﴿٤٤﴾
فَكَاَيِّنْ
niceleri vardır
اَهْلَكْنَاهَا
helak ettiğimiz
وَهِيَ ظَالِمَةٌ
zulmederken
فَهِيَ خَاوِيَةٌ
çökmüştür
مُعَطَّـلَةٍ
kullanılmaz olmuştur
﴿٤٥﴾
اَفَلَمْ يَس۪يرُوا
hiç gezmediler mi?
الَّت۪ي فِي الصُّدُورِ
göğüslerdeki
﴿٤٦﴾