Enbiya Suresi
Sayfa 326 | 17. Cüz
فَجَعَلَهُمْ
nihayet onları etti
جُذَاذاً
parça parça
اِلَّا
yalnız hariç
كَب۪يراً
büyüğü
لَهُمْ
onların
لَعَلَّهُمْ
belki
اِلَيْهِ
ona
يَرْجِعُونَ
müracaat ederler diye(!)
﴿٥٨﴾
قَالُوا
dediler
مَنْ
kim?
فَعَلَ
yaptı
هٰذَا
bunu
بِاٰلِهَتِنَٓا
tanrılarımıza
اِنَّهُ
muhakkak o
لَمِنَ
biridir
الظَّالِم۪ينَ
zalimlerden
﴿٥٩﴾
قَالُوا
dediler
سَمِعْنَا
işittik
فَتًى
bir genç
يَذْكُرُهُمْ
onları diline dolayan
يُقَالُ
deniliyormuş
لَـهُٓ
kendisine
اِبْرٰه۪يمُۜ
İbrahim
﴿٦٠﴾
قَالُوا
dediler
فَأْتُوا
getirin
بِه۪
onu
عَلٰٓى اَعْيُنِ
gözü önüne
النَّاسِ
insanların
لَعَلَّهُمْ يَشْهَدُونَ
tanık olsunlar
﴿٦١﴾
قَالُٓوا
dediler ki
ءَاَنْتَ
sen mi?
فَعَلْتَ
yaptın
هٰذَا
bunu
بِاٰلِهَتِنَا
tanrılarımıza
يَٓا اِبْرٰه۪يمُۜ
ey İbrahim
﴿٦٢﴾
قَالَ
dedi
بَلْ
hayır
فَعَلَهُۗ
yapmış
كَب۪يرُهُمْ
büyükleri
هٰذَا
işte şu
فَسْـَٔلُوهُمْ
onlara sorun
اِنْ
eğer
كَانُوا يَنْطِقُونَ
konuşurlarsa (!)
﴿٦٣﴾
فَرَجَعُٓوا
döndüler
اِلٰٓى اَنْفُسِهِمْ
kendi vicdanlarına
فَقَالُٓوا
ve dediler
اِنَّكُمْ
hakikaten
اَنْتُمُ
sizler
الظَّالِمُونَۙ
haksızsınız
﴿٦٤﴾
ثُمَّ
sonra yine
نُكِسُوا
döndürüldüler
عَلٰى رُؤُ۫سِهِمْۚ
eski kafalarına
لَقَدْ
muhakkak
عَلِمْتَ
sen de bilirsin ki
مَا هٰٓؤُ۬لَٓاءِ
bunlar
يَنْطِقُونَ
konuşmazlar
﴿٦٥﴾
قَالَ
dedi ki
اَفَتَعْبُدُونَ
mi tapıyorsunuz?
مِنْ دُونِ
bırakıp da
اللّٰهِ
Allah'ı
مَا
şeylere
لَا يَنْفَعُكُمْ
size fayda vermeyen
شَيْـٔاً
hiçbir
وَلَا يَضُرُّكُمْۜ
ve zarar vermeyen
﴿٦٦﴾
اُفٍّ لَكُمْ
yuh olsun size
وَلِمَا تَعْبُدُونَ
ve taptıklarınıza
مِنْ دُونِ
dışında
اللّٰهِۜ
Allah'tan
اَفَلَا تَعْقِلُونَ
aklınızı kullanmıyor musunuz siz?
﴿٦٧﴾
قَالُوا
dediler ki
حَرِّقُوهُ
onu (İbrahim'i) yakın
وَانْصُرُٓوا
yardım edin
اٰلِهَتَكُمْ
tanrılarınıza
اِنْ
eğer
كُنْتُمْ فَاعِل۪ينَ
bir iş yapacaksanız
﴿٦٨﴾
قُلْنَا
biz de dedik ki
يَا نَارُ
ey ateş
كُون۪ي
ol
بَرْداً
serin
وَسَلَاماً
ve esenlik
عَلٰٓى اِبْرٰه۪يمَۙ
İbrahim'e
﴿٦٩﴾
وَاَرَادُوا
istediler
بِه۪
ona
كَيْداً
bir tuzak kurmak
فَجَعَلْنَاهُمُ
biz de kendilerini uğrattık
الْاَخْسَر۪ينَۚ
hüsrana
﴿٧٠﴾
وَنَجَّيْنَاهُ
onu kurtardık
وَلُوطاً
ve Lut'u
اِلَى الْاَرْضِ
bir yere getirerek
الَّت۪ي بَارَكْنَا ف۪يهَا
bereketli kıldığımız
لِلْعَالَم۪ينَ
alemlere
﴿٧١﴾
وَوَهَبْنَا
hediye ettik
لَـهُٓ
ona
اِسْحٰقَۜ
İshak'ı
وَيَعْقُوبَ
ve Ya'kub'u da
نَافِلَةًۜ
bir bağış olarak
وَكُلاًّ
hepsini
جَعَلْنَا
yaptık
صَالِح۪ينَ
salihlerden
﴿٧٢﴾
 
326 sayfa okundu