مِنْ اَنْـبَٓاءِ
haberlerinden
مَا قَدْ سَبَقَۚ
geçmişlerin
﴿٩٩﴾
﴿١٠٠﴾
خَالِد۪ينَ
sürekli olarak kalacaklardır
﴿١٠١﴾
﴿١٠٢﴾
يَتَخَافَتُونَ
gizli gizli derler
بَيْنَهُمْ
kendi aralarında
اِنْ لَبِثْتُمْ
(dünyada) kaldınız
﴿١٠٣﴾
بِمَا يَقُولُونَ
onların dediklerini
اَمْثَلُهُمْ
onların seçkinleri
طَر۪يقَةً
yol (hayat tarzı) bakımından
اِنْ لَبِثْتُمْ
siz kaldınız
﴿١٠٤﴾
وَيَسْـَٔلُونَكَ
sana soruyorlar
يَنْسِفُهَا
onları savuracak
﴿١٠٥﴾
﴿١٠٦﴾
وَلَٓا اَمْتاً
ne de bir tümsek
﴿١٠٧﴾
لَا عِوَجَ لَهُۚ
hiç pürüzü olmayan
لِلرَّحْمٰنِ
Rahman'ın huzurunda
فَلَا تَسْمَعُ
işitemezsin
﴿١٠٨﴾
﴿١٠٩﴾
مَا بَيْنَ اَيْد۪يهِمْ
onların önlerindekini
وَمَا خَلْفَهُمْ
ve arkalarındakini
وَلَا يُح۪يطُونَ
onlar ise kavrayamazlar
﴿١١٠﴾
الْقَيُّومِۜ
ve herşeye hakim olana
﴿١١١﴾
مِنَ الصَّالِحَاتِ
iyi olan işlerden
فَلَا يَخَافُ
artık korkmaz
وَلَا هَضْماً
ne de hakkının çiğnenmesinden
﴿١١٢﴾
اَنْزَلْنَاهُ
sana onu indirdik
قُرْاٰناً
bir Kur'an olarak
وَصَرَّفْنَا
ve türlü biçimlere açıkladık
مِنَ الْوَع۪يدِ
tehditleri
﴿١١٣﴾