الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا
inananlar
وَعَمِلُوا
ve yapanlar için
الصَّالِحَاتِ
faydalı işler
﴿٩٦﴾
يَسَّرْنَاهُ
O'nu kolaylaştırdık
لِتُبَشِّرَ
müjdelemen için
الْمُتَّق۪ينَ
muttakileri (sakınanları)
وَتُنْذِرَ
ve uyarman için
﴿٩٧﴾
اَهْلَكْنَا
biz helak ettik
هَلْ تُحِسُّ
şimdi hissediyor musun?
اَوْ تَسْمَعُ
yahut işitiyor musun?
﴿٩٨﴾
سُورَةُ طٰه
مَكِّيَةٌ وَهِيَ ١٣٥ ايَةً - الترتيب الوحي ٤٥
﷽
﴿١﴾
مَٓا اَنْزَلْنَا
biz indirmedik
لِتَشْقٰىۙ
güçlük çekesin diye
﴿٢﴾
اِلَّا
ancak (olarak indirdik)
لِمَنْ يَخْشٰىۙ
korkanlara
﴿٣﴾
تَنْز۪يلاً
(O) indirilmiştir
﴿٤﴾
اسْتَوٰى
istiva etmiş(kurulmuş)tur
﴿٥﴾
بَيْنَهُمَا
ikisinin arasında
﴿٦﴾
وَاِنْ تَجْهَرْ
açık da söylesen
وَاَخْفٰى
ondan daha gizlisini de
﴿٧﴾
﴿٨﴾
وَهَلْ اَتٰيكَ
sana geldi mi?
﴿٩﴾
﴿١٠﴾
فَلَمَّٓا اَتٰيهَا
o(ateşin yanı)na gelince
نُودِيَ
kendisine diye seslenildi
﴿١١﴾
﴿١٢﴾