اَنْزَلْنَاهُ
biz o(Kur'a)nı indirdik
وَمَٓا اَرْسَلْنَاكَ
seni göndermedik
وَنَذ۪يراًۢ
ve uyarıcı olmak
﴿١٠٥﴾
فَرَقْنَاهُ
parçalara ayırdık
وَنَزَّلْنَاهُ
ve onu indirdik
تَنْز۪يلاً
birbiri ardınca
﴿١٠٦﴾
اٰمِنُوا بِه۪ٓ
siz ona inanın
الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا
verilenlere
يَخِرُّونَ
onlar derhal kapanırlar
لِلْاَذْقَانِ
çeneleri üstüne
﴿١٠٧﴾
لَمَفْعُولاً
mutlaka yerine getirilir
﴿١٠٨﴾
وَيَخِرُّونَ
ve kapanırlar
لِلْاَذْقَانِ
çeneleri üstüne
وَيَز۪يدُهُمْ
ve onların (Kur'an) artırır
﴿١٠٩﴾
ادْعُوا
dua edin (çağırın)
ادْعُوا
dua edin (çağırın)
وَلَا تَجْهَرْ
pek bağırma
وَلَا تُخَافِتْ
pek de gizleme
﴿١١٠﴾
الَّذ۪ي لَمْ يَتَّخِذْ
edinmeyen
وَلَمْ يَكُنْ لَهُ
olmayan
وَلَمْ يَكُنْ لَهُ
ihtiyacı bulunmayan
مِنَ الذُّلِّ
acze düşüp de
وَكَبِّرْهُ
ve O'nu yücelt
تَكْب۪يراً
tam bir yüceltme ile
﴿١١١﴾
سُورَةُ الكهف
مَكِّيَةٌ وَهِيَ ١١٠ ايَةً - الترتيب الوحي ٦٩
﷽
الَّـذ۪ٓي اَنْزَلَ
indirdi
وَلَمْ يَجْعَلْ لَهُ
ve ona koymadı
﴿١﴾
مِنْ لَدُنْـهُ
katından (indirdi)
وَيُبَشِّرَ
ve müjdelemesi için
الَّذ۪ينَ يَعْمَلُونَ
yapan
اَنَّ لَهُمْ
kendileri için bulunduğunu
﴿٢﴾
﴿٣﴾
وَيُنْذِرَ
ve uyarması için
الَّذ۪ينَ قَالُوا
diyenleri
﴿٤﴾