وَاقْتُلُوهُمْ
onları öldürün
ثَقِفْتُمُوهُمْ
yakalarsanız
وَاَخْرِجُوهُمْ
onları çıkarın
اَخْرَجُوكُمْ
sizi çıkardıkları
مِنَ الْقَتْلِۚ
adam öldürmekten
وَلَا تُقَاتِلُوهُمْ
onlarla savaşmayın
الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ
Mescid-i Haram
يُقَاتِلُوكُمْ
sizinle savaşıncaya
قَاتَلُوكُمْ
onlar sizinle savaşırlarsa
فَاقْتُلُوهُمْۜ
hemen onları öldürün
﴿١٩١﴾
انْتَهَوْا
(saldırılarına) son verirlerse
﴿١٩٢﴾
وَقَاتِلُوهُمْ
onlarla savaşın
انْتَهَوْا
(saldırılarına) son verirlerse
فَلَا عُدْوَانَ
artık düşmanlık olmaz
عَلَى الظَّالِم۪ينَ
zalimlerden
﴿١٩٣﴾
بِالشَّهْرِ
aya karşılıktır
فَاعْتَدُوا
siz de saldırın
الْمُتَّق۪ينَ
muttakilerle
﴿١٩٤﴾
وَلَا تُلْقُوا
kendinizi atmayın
بِاَيْد۪يكُمْ
kendi ellerinizle
اِلَى التَّهْلُكَةِۚۛ
tehlikeye
وَاَحْسِنُواۚۛ
iyilik edin
الْمُحْسِن۪ينَ
iyilik edenleri
﴿١٩٥﴾
اُحْصِرْتُمْ
engellenmiş olursanız
فَمَا اسْتَيْسَرَ
kolayınıza geleni (kesin)
وَلَا تَحْلِقُوا
tıraş etmeyin
بِه۪ٓ اَذًى
bir rahatsızlığı bulunan
اَمِنْتُمْ۠
güvene kavuştuğunuz
تَمَتَّعَ
faydalanmak isteyen
اِلَى الْحَجِّ
hac (zamanın)a kadar
فَمَا اسْتَيْسَرَ
kolayına geleni (kessin)
لَمْ يَجِدْ
(kurban) bulamayan
الْمَسْجِدِ الْحَرَامِۜ
Mescid-i Haram'da
﴿١٩٦﴾