مَنْ تَدْعُونَ
bütün yalvardıklarınız
نَجّٰيكُمْ
sizi kurtarıp çıkarınca
اَعْرَضْتُمْۜ
yine yüz çevirirsiniz
﴿٦٧﴾
اَفَاَمِنْتُمْ
emin misiniz?
اَنْ يَخْسِفَ بِكُمْ
sizi batırmayacağından
يُرْسِلَ
göndermeyeceğinden
حَاصِباً
taşlar savuran bir kasırga
﴿٦٨﴾
اَنْ يُع۪يدَكُمْ
sizi gönderip
تَارَةً اُخْرٰى
bir kez daha
مِنَ الرّ۪يحِ
kırıp geçiren
فَيُغْرِقَكُمْ
sizi boğmayacağından
كَفَرْتُمْۙ
inkar ettiğinizden
تَب۪يعاً
izleyip koruyacak birini
﴿٦٩﴾
كَرَّمْنَا
biz çok ikram ettik
بَن۪ٓي اٰدَمَ
Adem oğullarına
وَحَمَلْنَاهُمْ
onları taşıdık
وَرَزَقْنَاهُمْ
onları besledik
مِنَ الطَّيِّبَاتِ
güzel rızıklarla
وَفَضَّلْنَاهُمْ
ve onları üstün kıldık
مِمَّنْ خَلَقْنَا
yarattıklarımızın
تَفْض۪يلاً۟
tam bir üstünlükle
﴿٧٠﴾
وَلَا يُظْلَمُونَ
ve bir haksızlığa uğratılmazlar
﴿٧١﴾
فِي الْاٰخِرَةِ
ahirette de
وَاَضَلُّ
daha da sapıktır
﴿٧٢﴾
وَاِنْ كَادُوا
az daha onlar
لَيَفْتِنُونَكَ
seni kandıracaklardı
عَنِ الَّـذ۪ٓي اَوْحَيْنَٓا
vahyettiğimizden ayırarak
لِتَفْتَرِيَ
iftira atman için
لَاتَّخَذُوكَ
seni edinirlerdi
﴿٧٣﴾
وَلَوْلَٓا
eğer olmasaydık
اَنْ ثَبَّتْنَاكَ
biz seni sağlamlaştırmış
شَيْـٔاً قَل۪يلاًۗ
bir parça
﴿٧٤﴾
لَاَذَقْنَاكَ
sana taddırırdık
وَضِعْفَ
ve kat kat(azab)ını
﴿٧٥﴾