Nahl Suresi
Sayfa 278 | 14. Cüz
وَلَقَدْ
elbette
نَعْلَمُ
biliyoruz
اَنَّهُمْ
onların
يَقُولُونَ
dediklerini
اِنَّمَا
muhakkak
يُعَلِّمُهُ
ona öğretiyor
بَشَرٌۜ
bir insan
لِسَانُ
dili
الَّذ۪ي يُلْحِدُونَ
nisbet ettikleri şahsın
اِلَيْهِ
ona
اَعْجَمِيٌّ
a'cemi (yabancıdır)
وَهٰذَا
bu ise
لِسَانٌ
bir dildir
عَرَبِيٌّ
Arapça
مُب۪ينٌ
apaçık
﴿١٠٣﴾
اِنَّ
şüphesiz
الَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ
inanmayanları
بِاٰيَاتِ
ayetlerine
اللّٰهِۙ
Allah'ın
لَا يَهْد۪يهِمُ
doğru yola iletmez
اللّٰهُ
Allah
وَلَهُمْ
onlar için vardır
عَذَابٌ
bir azab
اَل۪يمٌ
acı
﴿١٠٤﴾
اِنَّمَا
şüphesiz ancak
يَفْتَرِي
uydurur
الْكَذِبَ
yalanı
الَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ
inanmayanlar
بِاٰيَاتِ
ayetlerine
اللّٰهِۚ
Allah'ın
وَاُو۬لٰٓئِكَ
işte
هُمُ
onlardır
الْكَاذِبُونَ
yalancılar
﴿١٠٥﴾
مَنْ كَفَرَ
inkar eden
بِاللّٰهِ
Allah'ı
مِنْ بَعْدِ
sonra
ا۪يمَانِه۪ٓ
inandıktan
اِلَّا
hariç
مَنْ اُكْرِهَ
(inkara) zorlanan
وَقَلْبُهُ
kalbi
مُطْمَئِنٌّ
mutmain olduğu halde
بِالْا۪يمَانِ
imanla
وَلٰكِنْ
fakat
مَنْ شَرَحَ
açan kimselere
بِالْكُفْرِ
küfre
صَدْراً
göğsünü
فَعَلَيْهِمْ
üzerlerine iner
غَضَبٌ
bir gazab
مِنَ اللّٰهِۚ
Allah'tan
وَلَهُمْ
ve onlar için vardır
عَذَابٌ
bir azab
عَظ۪يمٌ
büyük
﴿١٠٦﴾
ذٰلِكَ
bu böyledir
بِاَنَّهُمُ
şüphesiz onların
اسْتَحَبُّوا
tercih etmelerindendir
الْحَيٰوةَ
hayatını
الدُّنْيَا
dünya
عَلَى الْاٰخِرَةِۙ
ahirete
وَاَنَّ
ve şüphesiz
اللّٰهَ
Allah'ın
لَا يَهْدِي
doğru yola iletmeyeceğindendir
الْقَوْمَ
kavmi
الْكَافِر۪ينَ
inkar eden
﴿١٠٧﴾
اُو۬لٰٓئِكَ
onlar
الَّذ۪ينَ طَبَعَ
mühürlediği kimselerdir
اللّٰهُ
Allah'ın
عَلٰى قُلُوبِهِمْ
kalblerini
وَسَمْعِهِمْ
ve kulaklarını
وَاَبْصَارِهِمْۚ
ve gözlerini
وَاُو۬لٰٓئِكَ
ve işte
هُمُ
onlardır
الْغَافِلُونَ
gafiller
﴿١٠٨﴾
لَا جَرَمَ
hiç şüphe yok ki
اَنَّهُمْ
elbette onlar
فِي الْاٰخِرَةِ
ahirette
هُمُ
onlar
الْخَاسِرُونَ
ziyana uğrayacaklardır
﴿١٠٩﴾
ثُمَّ
sonra
اِنَّ
şüphesiz
رَبَّكَ
Rabbin
لِلَّذ۪ينَ
yanındadır
هَاجَرُوا
hicret edenlerin
مِنْ بَعْدِ
sonra
مَا فُتِنُوا
işkenceye uğratıldıktan
ثُمَّ
sonra
جَاهَدُوا
cihad edenlerin
وَصَبَرُٓواۙ
ve sabredenlerin
اِنَّ
elbette
رَبَّكَ
Rabbin
مِنْ بَعْدِهَا
bun(lar)dan sonra
لَغَفُورٌ
bağışlayandır
رَح۪يمٌ۟
esirgeyendir
﴿١١٠﴾
 
278 sayfa okundu