مَا لَا يَمْلِكُ
veremeyecek
مِنَ السَّمٰوَاتِ
göklerden
وَلَا يَسْتَط۪يعُونَۚ
ve bunu asla yapamayacak olan
﴿٧٣﴾
فَلَا تَضْرِبُوا
benzetmeler yapmayın
لَا تَعْلَمُونَ
bilmezsiniz
﴿٧٤﴾
مَمْلُوكاً
başkasının malı olan
لَا يَقْدِرُ
gücü yetmeyen
رَزَقْنَاهُ
rızıklandırdığımız
فَهُوَ يُنْفِقُ
infak edeni
هَلْ يَسْتَوُ۫نَۜ
hiç bunlar bir olurlar mı?
﴿٧٥﴾
رَجُلَيْنِ
şu iki adamı da
هَلْ يَسْتَو۪ي
gibi olur mu?
﴿٧٦﴾
السَّاعَةِ
sa'atin (kıyametin)
هُوَ اَقْرَبُۜ
daha yakın(kısa)dır
عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ
her şeye
﴿٧٧﴾
مِنْ بُطُونِ
karınlarından
اُمَّهَاتِكُمْ
annelerinizin
وَالْاَفْـِٔدَةَۙ
ve gönüller
﴿٧٨﴾
اَلَمْ يَرَوْا
bakmadılar mı?
مُسَخَّرَاتٍ
O'nun emrine boyun eğdirilmiş
مَا يُمْسِكُهُنَّ
onları tutan yoktur
﴿٧٩﴾