يُخْز۪يهِمْ
onları rezil eder
الَّذ۪ينَ كُنْتُمْ
ettiğiniz
الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا
verilmiş olanlar
عَلَى الْكَافِر۪ينَۙ
kafirleredir
﴿٢٧﴾
الَّذ۪ينَ تَتَوَفّٰيهُمُ
canlarını aldığı kimseler
مَا كُنَّا نَعْمَلُ
biz yapmıyorduk
مِنْ سُٓوءٍۜ
hiçbir kötülük
بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ
sizin yaptıklarınızı
﴿٢٨﴾
فَادْخُلُٓوا
onun için girin
خَالِد۪ينَ
sürekli kalmak üzere
الْمُتَكَبِّر۪ينَ
kibirlenenlerin
﴿٢٩﴾
لِلَّذ۪ينَ اتَّقَوْا
korunanlara da
مَاذَٓا اَنْزَلَ
ne indirdi?
لِلَّذ۪ينَ اَحْسَنُوا
güzel iş yapanlara
ف۪ي هٰذِهِ الدُّنْيَا
bu dünyada
الْمُتَّق۪ينَۙ
korunanların
﴿٣٠﴾
مِنْ تَحْتِهَا
altlarından
مَا يَشَٓاؤُ۫نَۜ
diledikleri her şey
الْمُتَّق۪ينَۙ
korunanları
﴿٣١﴾
الَّذ۪ينَ تَتَوَفّٰيهُمُ
canlarını aldıklarına
طَيِّب۪ينَۙ
iyi insanlar olarak
كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ
yaptıklarınıza
﴿٣٢﴾
هَلْ يَنْظُرُونَ
mi bekliyorlar?
اَنْ تَأْتِيَهُمُ
kendilerine gelmesini
الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْۜ
onlardan öncekiler de
وَمَا ظَلَمَهُمُ
onlara zulmetmedi
كَانُٓوا اَنْفُسَهُمْ
onlar kendi kendilerine
يَظْلِمُونَ
zulmediyorlardı
﴿٣٣﴾
فَاَصَابَهُمْ
nihayet onlara ulaştı
مَا عَمِلُوا
yaptıklarının
كَانُوا بِه۪ يَسْتَهْزِؤُ۫نَ۟
alay ettikleri
﴿٣٤﴾