﴿١٩﴾
وَمَا ذٰلِكَ
ve bu değildir
﴿٢٠﴾
لِلّٰهِ
Allah'ın huzurunda
لِلَّذ۪ينَ اسْتَكْـبَرُٓوا
büyüklük taslayanlara
فَهَلْ اَنْتُمْ مُغْنُونَ
savabilir misiniz?
مِنْ شَيْءٍۜ
(en ufak) bir şey
لَوْ هَدٰينَا
bize yol gösterseydi
لَهَدَيْنَاكُمْۜ
biz de size yol gösterirdik
اَمْ صَبَرْنَا
sabretsek de
مِنْ مَح۪يصٍ۟
kaçıp sığınacak bir yer
﴿٢١﴾
لَمَّا قُضِيَ
bitirildikten sonra
وَوَعَدْتُكُمْ
ben de size va'dettim
فَاَخْلَفْتُكُمْۜ
ama ben sözümden caydım
وَمَا كَانَ لِيَ
benim yoktu
عَلَيْكُمْ
sizi zorlayacak
اَنْ دَعَوْتُكُمْ
sizi davet etmekten
فَاسْتَجَبْتُمْ ل۪يۚ
siz de benim da'vetime koştunuz
فَلَا تَلُومُون۪ي
o halde beni kınamayın
اَنْفُسَكُمْۜ
kendi kendinizi
مَٓا اَنَا۬ بِمُصْرِخِكُمْ
ne ben sizi kurtarabilirim
بِمُصْرِخِيَّۜ
beni kurtarabilirsiniz
بِمَٓا اَشْرَكْتُمُونِ
beni ortak koşmanızı
﴿٢٢﴾
الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا
inananlar
مِنْ تَحْتِهَا
altlarından
خَالِد۪ينَ
sürekli kalacakları
تَحِيَّتُهُمْ
onların dirlik temennileri
﴿٢٣﴾
كَشَجَرَةٍ
bir ağaç gibidir
فِي السَّمَٓاءِۙ
gökte olan
﴿٢٤﴾