عَلٰى مَنْ يَشَٓاءُ
dilediğine
مِنْ عِبَادِه۪ۜ
kullarından
وَمَا كَانَ لَـنَٓا
imkanımız yoktur
اَنْ نَأْتِيَكُمْ
size getirmeye
فَلْيَتَوَكَّلِ
dayansınlar
﴿١١﴾
وَمَا لَـنَٓا اَلَّا نَتَوَكَّلَ
neden biz dayanmayalım?
وَقَدْ هَدٰينَا
bize göstermişken
وَلَنَصْبِرَنَّ
ve katlanacağız
عَلٰى مَٓا اٰذَيْتُمُونَاۜ
bize yaptığınız eziyetlere
فَلْيَتَوَكَّلِ
dayansınlar
الْمُتَوَكِّلُونَ۟
tevekkül edenler
﴿١٢﴾
الَّذ۪ينَ كَفَرُوا
inkar edenler
لَنُخْرِجَنَّكُمْ
ya sizi mutlaka çıkarırız
مِنْ اَرْضِنَٓا
yurdumuzdan
ف۪ي مِلَّتِنَاۜ
bizim dinimize
لَنُهْلِكَنَّ
mutlaka helak edeceğiz
﴿١٣﴾
وَلَنُسْكِنَنَّكُمُ
ve sizi yerleştireceğiz
مِنْ بَعْدِهِمْۜ
onların ardından
لِمَنْ خَافَ
korkan içindir
﴿١٤﴾
وَاسْتَفْتَحُوا
fetih istediler
﴿١٥﴾
مِنْ وَرَٓائِه۪
ardından da
وَيُسْقٰى
ve kendisine içirileceği
﴿١٦﴾
يَتَجَرَّعُهُ
onu yutmağa çalışır
وَلَا يَكَادُ
fakat geçiremez
وَيَأْت۪يهِ
ve ona geldiği halde
مِنْ كُلِّ مَكَانٍ
her yandan
وَمَا هُوَ بِمَيِّتٍۜ
yine o ölemez
وَمِنْ وَرَٓائِه۪
bunun ardından da
﴿١٧﴾
الَّذ۪ينَ كَفَرُوا
inkar edenlerin
كَرَمَادٍۨ
tıpkı küle benzer
لَا يَقْدِرُونَ
ele geçiremezler
مِمَّا كَسَبُوا
kazandıklarından
﴿١٨﴾