مَٓا اَلْفَيْنَا
biz bulduğumuz(yol)a
اَوَلَوْ كَانَ
olsalar da mı
لَا يَعْقِلُونَ
düşünmeyen
وَلَا يَهْتَدُونَ
doğru yolu bulamayan
﴿١٧٠﴾
الَّذ۪ينَ كَفَرُوا
inkar edenler(i Hakk'a çağıran)ın
الَّذ۪ي يَنْعِقُ
haykıran kimsenin
بِمَا لَا يَسْمَعُ
bir şey işitmeyen
لَا يَعْقِلُونَ
düşünmezler
﴿١٧١﴾
الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا
inananlar
مِنْ طَيِّبَاتِ
iyilerinden
مَا رَزَقْنَاكُمْ
size verdiğimiz rızıkların
كُنْتُمْ اِيَّاهُ تَعْبُدُونَ
yalnızca ona tapıyorsanız
﴿١٧٢﴾
وَمَٓا اُهِلَّ
ve kesileni
وَلَا عَادٍ
ve sınırı aşmadan
﴿١٧٣﴾
الَّذ۪ينَ يَكْتُمُونَ
gizleyip
ف۪ي بُطُونِهِمْ
karınlarına
وَلَا يُكَلِّمُهُمُ
onlara konuşmayacak
وَلَا يُزَكّ۪يهِمْۚ
ve onları temizlemeyecektir
وَلَهُمْ
onlar için vardır
﴿١٧٤﴾
الَّذ۪ينَ اشْتَرَوُا
satın almışlardır
بِالْهُدٰى
hidayet karşılığında
بِالْمَغْفِرَةِۚ
mağfiret karşılığında
فَمَٓا اَصْبَرَهُمْ
ne kadar da cesaretlidirler
﴿١٧٥﴾
الَّذ۪ينَ اخْتَلَفُوا
ayrılığa düşenler
﴿١٧٦﴾