لَمْ يَكُونُوا
değillerdir
مُعْجِز۪ينَ
aciz bırakacak
مِنْ اَوْلِيَٓاءَۢ
dostları da
يُضَاعَفُ
kat kat artırılır
مَا كَانُوا يَسْتَط۪يعُونَ
onlar güç yetiremezlerdi
وَمَا كَانُوا يُبْصِرُونَ
ve göremezlerdi de
﴿٢٠﴾
الَّذ۪ينَ خَسِرُٓوا
zarara sokanlardır
مَا كَانُوا يَفْتَرُونَ
uydurdukları
﴿٢١﴾
هُمُ الْاَخْسَرُونَ
en fazla zararlı çıkanlardır
﴿٢٢﴾
اِنَّ الَّذ۪ينَ
şüphesiz ki
وَاَخْبَتُٓوا
ve gönülden boyun eğenler
اِلٰى رَبِّهِمْۙ
Rabblerine
﴿٢٣﴾
الْفَر۪يقَيْنِ
iki topluluğun
كَالْاَعْمٰى
körün durumu gibidir
هَلْ يَسْتَوِيَانِ
bir olur mu hiç?
اَفَلَا تَذَكَّرُونَ۟
İbret almıyor musunuz?
﴿٢٤﴾
اِلٰى قَوْمِه۪ۘ
kendi kavmine
﴿٢٥﴾
اَنْ لَا تَعْبُدُٓوا
kulluk etmeyin
عَلَيْكُمْ
sizin hakkınızda
﴿٢٦﴾
الَّذ۪ينَ كَفَرُوا
inkar eden
مَا نَرٰيكَ
biz seni görmüyoruz
وَمَا نَرٰيكَ
ve görmüyoruz
هُمْ اَرَاذِلُنَا
en aşağılıklarımız
بَادِيَ الرَّأْيِۚ
sığ görüşlü
مِنْ فَضْلٍ
bir üstünlüğünüzü de
نَظُنُّكُمْ
sizin olduğunuzu sanıyoruz
﴿٢٧﴾
وَاٰتٰين۪ي
ve bana vermiş de
فَعُمِّيَتْ
bu gizli bırakılmış ise
اَنُلْزِمُكُمُوهَا
biz sizi zorlayacak mıyız?
كَارِهُونَ
istemediğiniz halde
﴿٢٨﴾