وَاِنْ يَمْسَسْكَ
sana verirse
يُرِدْكَ
senin için dilerse
لِفَضْلِه۪ۜ
O'nun lütfunu da
مِنْ عِبَادِه۪ۜ
kullarından
الرَّح۪يمُ
merhamet edicidir
﴿١٠٧﴾
مِنْ رَبِّكُمْۚ
Rabbinizden
يَهْتَد۪ي
hidayet bulmuştur
لِنَفْسِه۪ۚ
kendi yararına
عَلَيْكُمْ
sizin üzerinize
﴿١٠٨﴾
يَحْكُمَ
hükmünü verinceye
الْحَاكِم۪ينَ
hüküm verenlerin
﴿١٠٩﴾
سُورَةُ هُود
مَكِّيَةٌ وَهِيَ ١٢٣ ايَةً - الترتيب الوحي ٥٢
﷽
اُحْكِمَتْ
sağlamlaştırılmış
فُصِّلَتْ
etraflıca açıklanmış
خَب۪يرٍۙ
ve her şeyden haberdar olan
﴿١﴾
اَلَّا تَعْبُدُٓوا
öyle ki, kulluk etmeyin
وَبَش۪يرٌۙ
ve müjdeleyiciyim
﴿٢﴾
وَاَنِ اسْتَغْفِرُوا
ve bağışlanma dileyin
يُمَتِّعْكُمْ
sizi yararlandırsın
اِلٰٓى اَجَلٍ
bir süreye kadar
تَوَلَّوْا
yüz çevirirseniz
عَلَيْكُمْ
sizin hakkınızda
﴿٣﴾
عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ
her şeye
﴿٤﴾
لِيَسْتَخْفُوا
gizlenmek için
ح۪ينَ يَسْتَغْشُونَ
bürünseler de
مَا يُسِرُّونَ
gizlediklerini de
وَمَا يُعْلِنُونَۚ
açığa vurduklarını da
﴿٥﴾