الَّذ۪ينَ اٰتَيْنَاهُمُ
kendilerine verdiklerimiz
يَعْرِفُونَهُ
onu tanırlar
اَبْنَٓاءَهُمْۜ
oğullarını
وَهُمْ يَعْلَمُونَ
bildikleri halde
﴿١٤٦﴾
فَلَا تَكُونَنَّ
artık olma
مِنَ الْمُمْتَر۪ينَ۟
kuşkulananlardan
﴿١٤٧﴾
وَلِكُلٍّ
her ümmetin vardır
هُوَ مُوَلّ۪يهَا
yöneldiği
فَاسْتَبِقُوا
O halde koşun
الْخَيْرَاتِۜ
hayır işlerine
عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ
her şeye
﴿١٤٨﴾
وَمِنْ حَيْثُ
nereden (yola)
الْمَسْجِدِ الْحَرَامِۜ
Mescid-i Haram
عَمَّا تَعْمَلُونَ
yaptıklarınızdan
﴿١٤٩﴾
وَمِنْ حَيْثُ
nereden (yola)
الْمَسْجِدِ الْحَرَامِۜ
Mescid-i Haram'a
الَّذ۪ينَ ظَلَمُوا
zalimlerden
فَلَا تَخْشَوْهُمْ
Onlardan da çekinmeyin
وَاخْشَوْن۪ي
benden çekinin
وَلِاُتِمَّ
ve tamamlayayım
تَهْتَدُونَۙ
hidayete erersiniz
﴿١٥٠﴾
وَيُزَكّ۪يكُمْ
sizi temizleyen
وَيُعَلِّمُكُمُ
size öğreten
وَيُعَلِّمُكُمْ
ve size öğreten
مَا لَمْ تَكُونُوا تَعْلَمُونَۜ
bilmediklerinizi
﴿١٥١﴾
فَاذْكُرُون۪ٓي
Öyle ise beni anın ki
اَذْكُرْكُمْ
ben de sizi anayım
وَاشْكُرُوا ل۪ي
bana şükredin
وَلَا تَكْفُرُونِ۟
nankörlük etmeyin
﴿١٥٢﴾
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا
Ey inananlar
اسْتَع۪ينُوا
(Allah'tan) yardım isteyin
الصَّابِر۪ينَ
sabredenlerle
﴿١٥٣﴾