لِلَّذ۪ينَ اَحْسَنُوا
iyilik edenlere vardır
وُجُوهَهُمْ
onların yüzlerini
وَلَا ذِلَّةٌۜ
ve aşağılık
خَالِدُونَ
sürekli kalıcıdırlar
﴿٢٦﴾
وَالَّذ۪ينَ كَسَبُوا
kazanmış olanlara gelince
مَا لَهُمْ
onlar için yoktur
خَالِدُونَ
sürekli kalıcıdırlar
﴿٢٧﴾
نَحْشُرُهُمْ
onları biraraya toplarız
لِلَّذ۪ينَ اَشْرَكُوا
ortak koşanlara
وَشُرَكَٓاؤُ۬كُمْۚ
ve ortak koştuklarınız
فَزَيَّلْنَا
böylece ayırırız
بَيْنَهُمْ
onları birbirlerinden
شُرَكَٓاؤُ۬هُمْ
Koştukları ortaklar
مَا كُنْتُمْ
siz değildiniz
﴿٢٨﴾
بَيْنَنَا وَبَيْنَكُمْ
sizinle bizim aramızda
عَنْ عِبَادَتِكُمْ
sizin tapınmanızdan
﴿٢٩﴾
مَٓا اَسْلَفَتْ
önceden işlemiş olduğunun
وَرُدُّٓوا
ve döndürülmüşlerdir
مَوْلٰيهُمُ
mevlaları olan
كَانُوا يَفْتَرُونَ۟
uydurdukları
﴿٣٠﴾
يَرْزُقُكُمْ
sizi rızıklandıran
اَفَلَا تَتَّقُونَ
öyleyse sakınmıyor musunuz?
﴿٣١﴾
رَبُّكُمُ
sizin Rabbiniz olan
فَاَنّٰى تُصْرَفُونَ
öyleyse nasıl döndürülüyorsunuz?
﴿٣٢﴾
الَّذ۪ينَ فَسَقُٓوا
yoldan çıkmışlar
لَا يُؤْمِنُونَ
iman etmezler
﴿٣٣﴾