السُّفَـهَٓاءُ
bazı beyinsizler
عَنْ قِبْلَتِهِمُ
kıblelerinden
الَّت۪ي كَانُوا
bulundukları
مَنْ يَشَٓاءُ
dilediğini (dileyeni)
﴿١٤٢﴾
الَّت۪ي كُنْتَ عَلَيْهَٓا
üzerinde bulunduğunu (eskiden yöneldiğin Kabeyi)
مِمَّنْ يَنْقَلِبُ
geriye dönenden
عَلَى الَّذ۪ينَ هَدَى
yol gösterdiğinden
ا۪يمَانَكُمْۜ
sizin imanınızı
﴿١٤٣﴾
تَقَلُّبَ
çevrilip durduğunu
فِي السَّمَٓاءِۚ
göğe doğru
فَلَنُوَلِّيَنَّكَ
elbette seni döndüreceğiz
فَوَلِّ
(Bundan böyle) çevir
الْمَسْجِدِ الْحَرَامِۜ
Mescid-i Haram
الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا
verilenler
الْحَقُّ
bir gerçek olduğunu
مِنْ رَبِّهِمْۜ
Rableri tarafından
عَمَّا يَعْمَلُونَ
onların yaptıklarından
﴿١٤٤﴾
وَلَئِنْ اَتَيْتَ
sen getirsen
الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا
verilenlere
مَا تَبِعُوا
onlar uymazlar
قِبْلَتَهُمْۚ
onların kıblesine
وَمَا بَعْضُهُمْ بِتَابِـعٍ
onların bır kısmı uymazlar
وَلَئِنِ اتَّبَعْتَ
uyarsan
اَهْوَٓاءَهُمْ
onların keyiflerine
لَمِنَ الظَّالِم۪ينَۢ
zalimlerden olursun
﴿١٤٥﴾