تَهْتَدُواۜ
doğru yolu bulasınız
مِلَّةَ
milletine (dinine)
مِنَ الْمُشْرِك۪ينَ
ortak koşanlardan
﴿١٣٥﴾
وَمَٓا اُنْزِلَ
ve indirilene
وَمَٓا اُنْزِلَ
ve indirilene
اِلٰٓى اِبْرٰه۪يمَ
İbrahim'e
وَاِسْمٰع۪يلَ
ve İsma'il'e
وَالْاَسْبَاطِ
ve torunlarına
وَمَٓا اُو۫تِيَ
ve verilene
النَّبِيُّونَ
peygamberlere
مِنْ رَبِّهِمْۚ
rablerinden
لَا نُفَرِّقُ
ayırım yapmayız
مُسْلِمُونَ
teslim olanlarız
﴿١٣٦﴾
مَٓا اٰمَنْتُمْ
sizin iman ettiğiniz
اهْتَدَوْاۚ
doğru yolu bulmuş olurlar
ف۪ي شِقَاقٍۚ
anlaşmazlık içine düşerler
فَسَيَكْف۪يكَهُمُ
onlara karşı sana yeter
﴿١٣٧﴾
صِبْغَةَ
boyası (ile boyan)
﴿١٣٨﴾
اَتُحَٓاجُّونَنَا
bizimle tartışıyor musunuz?
فِي اللّٰهِ
Allah hakkında
رَبُّنَا
bizim de Rabbimiz
وَرَبُّكُمْۚ
sizin de Rabbiniz
اَعْمَالُنَا
bizim yaptıklarımız
اَعْمَالُكُمْۚ
sizin yaptıklarınız
مُخْلِصُونَۙ
gönülden bağlananlarız
﴿١٣٩﴾
وَالْاَسْبَاطَ
ve torunlarının
اَعْلَمُ
daha iyi bilirsiniz
مِنَ اللّٰهِۜ
Allah tarafından
عَمَّا تَعْمَلُونَ
yaptıklarınızdan
﴿١٤٠﴾
مَا كَسَبَتْ
onların kazandıkları
مَا كَسَبْتُمْۚ
sizin kazandıklarınız
وَلَا تُسْـَٔلُونَ
sorulmazsınız
عَمَّا كَانُوا يَعْمَلُونَ۟
onların yaptıklarından
﴿١٤١﴾