وَالْمُنَافِق۪ينَ
ve münafıklarla
وَمَأْوٰيهُمْ
onların varacakları yer
الْمَص۪يرُ
bir gidiş yeridir
﴿٧٣﴾
يَحْلِفُونَ
yemin ediyorlar
مَا قَالُواۜ
söylemediklerine
اِسْلَامِهِمْ
İslam olduktan
لَمْ يَنَالُواۚ
başaramadıkları
وَمَا نَقَمُٓوا
öc almağa kalktılar
اَنْ اَغْنٰيهُمُ
kendilerini zengin etti diye
يُعَذِّبْهُمُ
onlara azabedecektir
وَالْاٰخِرَةِۚ
ahirette de
وَمَا لَهُمْ
onların yoktur
وَلَا نَص۪يرٍ
ne de yardımcısı
﴿٧٤﴾
لَنَصَّدَّقَنَّ
elbette sadaka vereceğiz
وَلَنَكُونَنَّ
ve olacağız
مِنَ الصَّالِح۪ينَ
yararlı insanlardan
﴿٧٥﴾
وَهُمْ مُعْرِضُونَ
yüz çevirerek
﴿٧٦﴾
ف۪ي قُلُوبِهِمْ
onların kalblerine
يَلْقَوْنَهُ
kendisiyle karşılaşacakları
مَا وَعَدُوهُ
verdikleri sözden
كَانُوا يَكْذِبُونَ
yalan söylediklerinden
﴿٧٧﴾
اَلَمْ يَعْلَمُٓوا
bilmediler mi ki
سِرَّهُمْ
onların sırlarını
وَنَجْوٰيهُمْ
ve gizli konuşmalarını
﴿٧٨﴾
الَّذ۪ينَ يَلْمِزُونَ
çekiştiren
الْمُطَّوِّع۪ينَ
gönülden verenleri
مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَ
mü'minlerden
وَالَّذ۪ينَ لَا يَجِدُونَ
ve bulamayanlarla
اِلَّا
yettiğinden başkasını
فَيَسْخَرُونَ
alay edenler
وَلَهُمْ
onlar için vardır
﴿٧٩﴾