مِنْ قَبْلِكُمْ
sizden öncekiler
فَاسْتَمْتَعُوا
onlar zevklerine baktılar
بِخَلَاقِهِمْ
kendi paylarına düşenle
فَاسْتَمْتَعْتُمْ
zevkinize baktınız
بِخَلَاقِكُمْ
payınıza düşenle
كَمَا اسْتَمْتَعَ
zevklerine baktıkları gibi
الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِكُمْ
sizden öncekilerin
بِخَلَاقِهِمْ
kendi paylarına düşenle
وَخُضْتُمْ
ve siz de daldınız
كَالَّذ۪ي خَاضُواۜ
dalanlar gibi
وَالْاٰخِرَةِۚ
ve ahirette
وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ
ve onlardır
الْخَاسِرُونَ
ziyana uğrayanlar
﴿٦٩﴾
اَلَمْ يَأْتِهِمْ
onlara gelmedi mi?
الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْ
kendilerinden öncekilerin
وَالْمُؤْتَفِكَاتِۜ
ve yerlebir olanların
اَتَتْهُمْ
onlara getirmişti
بِالْبَيِّنَاتِۚ
açık deliller
لِيَظْلِمَهُمْ
onlara zulmediyor
اَنْفُسَهُمْ
kendi kendilerine
يَظْلِمُونَ
zulmediyorlardı
﴿٧٠﴾
وَالْمُؤْمِنُونَ
inanan erkekler
وَالْمُؤْمِنَاتُ
ve inanan kadınlar
وَيَنْهَوْنَ
ve men'ederler
عَنِ الْمُنْكَرِ
kötülükten
وَيُط۪يعُونَ
ve ita'at ederler
سَيَرْحَمُهُمُ
onlara rahmet edecektir
حَك۪يمٌ
hüküm ve hikmetsahibidir
﴿٧١﴾
الْمُؤْمِن۪ينَ
inanan erkeklere
وَالْمُؤْمِنَاتِ
ve inanan kadınlara
مِنْ تَحْتِهَا
altlarından
خَالِد۪ينَ
ebedi kalacakları
ف۪ي جَنَّاتِ
cennetlerinde
وَرِضْوَانٌ
razı olması ise
اَكْبَرُۜ
hepsinden büyüktür
﴿٧٢﴾