وَلَا تَنَازَعُوا
birbirinizle çekişmeyin
فَتَفْشَلُوا
yoksa korkuya kapılırsınız da
ر۪يحُكُمْ
gücünüz (devletiniz)
الصَّابِر۪ينَۚ
sabredenlerle
﴿٤٦﴾
مِنْ دِيَارِهِمْ
yurtlarından
وَرِئَٓاءَ
gösteriş yaparak
وَيَصُدُّونَ
ve men'edenler
بِمَا يَعْمَلُونَ
onların bütün yaptıklarını
﴿٤٧﴾
اَعْمَالَهُمْ
yaptıkları işi
لَا غَالِبَ
yenecek kimse yoktur
تَرَٓاءَتِ
birbirini görünce
مَا لَا تَرَوْنَ
sizin görmediğinizi
﴿٤٨﴾
الْمُنَافِقُونَ
Münafıklar
وَالَّذ۪ينَ ف۪ي قُلُوبِهِمْ
ve kalblerinde bulunanlar
حَك۪يمٌ
hüküm ve hikmet sahibidir
﴿٤٩﴾
اِذْ يَتَوَفَّى
onların canlarını alırken
الَّذ۪ينَ كَفَرُواۙ
o inkar edenleri
وَاَدْبَارَهُمْۚ
ve kıçlarına
﴿٥٠﴾
قَدَّمَتْ
yapıp öne sürdüğü işler
﴿٥١﴾
كَدَأْبِ
tıpkı gidişi gibi
وَالَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْۜ
ve onlardan öncekilerin
كَفَرُوا
(onlar da) inkar etmişlerdi
فَاَخَذَهُمُ
onları yakalamıştı
بِذُنُوبِهِمْۜ
günahlarıyla
﴿٥٢﴾