عَلٰى شَيْءٍۖ
bir temel üzerinde
النَّصَارٰى
Hıristiyanlar da
عَلٰى شَيْءٍۙ
bir temel üzerinde
الَّذ۪ينَ لَا يَعْلَمُونَ
bilmeyenler de
قَوْلِهِمْۚ
onların sözlerinin
كَانُوا ف۪يهِ يَخْتَلِفُونَ
ayrılığa düştükleri
﴿١١٣﴾
مِمَّنْ مَنَعَ
men edenden
ف۪ي خَرَابِهَاۜ
onların harabolmasına
اَنْ يَدْخُلُوهَٓا
girmeleri
﴿١١٤﴾
وَاسِعٌ
(rahmeti ve ni'meti) boldur
عَل۪يمٌ
(her şeyi) bilendir
﴿١١٥﴾
﴿١١٦﴾
فَاِنَّمَا
şüphesiz sadece
﴿١١٧﴾
الَّذ۪ينَ لَا يَعْلَمُونَ
bilmeyenler
يُكَلِّمُنَا
bizimle konuşmalı
اٰيَةٌۜ
bir ayet (mu'cize)
الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْ
onlardan öncekiler de
قَوْلِهِمْۜ
onların dedikleri
تَشَابَهَتْ
birbirine benzedi
قَدْ بَيَّنَّا
iyice açıkladık
﴿١١٨﴾
اَرْسَلْنَاكَ
seni gönderdik
وَنَذ۪يراًۙ
ve uyarıcı olarak
وَلَا تُسْـَٔلُ
sen sorumlu değilsin
﴿١١٩﴾