HAYIRHAH
Araf Suresi
Sayfa 163 | 9. Cüz
حَق۪يقٌ
borçtur
عَلٰٓى
benim üzerime
اَنْ لَٓا اَقُولَ
söylememem
عَلَى
karşı
اللّٰهِ
Allah'a
اِلَّا
başkasını
الْحَقَّۜ
gerçekten
قَدْ
andolsun
جِئْتُكُمْ
size getirdim
بِبَيِّنَةٍ
açık bir delil
مِنْ رَبِّكُمْ
Rabbinizden
فَاَرْسِلْ
artık gönder
مَعِيَ
benimle
بَن۪ٓي
oğullarını
اِسْرَٓائ۪لَۜ
İsrail
﴿١٠٥﴾
قَالَ
(Fir'avn) dedi
اِنْ
eğer
كُنْتَ
isen
جِئْتَ
getirmiş
بِاٰيَةٍ
bir ayet
فَأْتِ
göster bakalım
بِهَٓا
onu
اِنْ
şayet
كُنْتَ
isen
مِنَ الصَّادِق۪ينَ
doğru söyleyenlerden
﴿١٠٦﴾
فَاَلْقٰى
bunun üzerine attı
عَصَاهُ
asasını
فَاِذَا
birden
هِيَ
o
ثُعْبَانٌ
bir ejderha (oluverdi)
مُب۪ينٌۚ
açıkça
﴿١٠٧﴾
وَنَزَعَ
ve (böğründen) çıkardı
يَدَهُ
elini
فَاِذَا
birden
هِيَ
o
بَيْضَٓاءُ
bembeyaz parlayıverdi
لِلنَّاظِر۪ينَ۟
bakanlar için
﴿١٠٨﴾
قَالَ
dediler ki
الْمَلَأُ
ileri gelenler
مِنْ قَوْمِ
kavminden
فِرْعَوْنَ
Fir'avn
اِنَّ
muhakkak
هٰذَا
bu
لَسَاحِرٌ
bir büyücüdür
عَل۪يمٌۙ
çok bilgili
﴿١٠٩﴾
يُر۪يدُ
istiyor
اَنْ يُخْرِجَكُمْ
sizi çıkarmak
مِنْ اَرْضِكُمْۚ
yurdunuzdan
فَمَاذَا تَأْمُرُونَ
ne buyurursunuz?
﴿١١٠﴾
قَالُٓوا
dediler
اَرْجِهْ
Onu da beklet
وَاَخَاهُ
kardeşini de
وَاَرْسِلْ
yolla
فِي الْمَدَٓائِنِ
şehirlere
حَاشِر۪ينَۙ
toplayıcılar
﴿١١١﴾
يَأْتُوكَ
sana getirsinler
بِكُلِّ
bütün
سَاحِرٍ
büyücüleri
عَل۪يمٍ
bilgili
﴿١١٢﴾
وَجَٓاءَ
gelip
السَّحَرَةُ
büyücüler
فِرْعَوْنَ
Fir'avn'a
قَالُٓوا
dediler
اِنَّ
elbet
لَنَا
bize
لَاَجْراً
bir mükafat var (değil mi?)
اِنْ
eğer
كُنَّا
olursak
نَحْنُ
biz
الْغَالِب۪ينَ
üstün gelen
﴿١١٣﴾
قَالَ
dedi
نَعَمْ
evet
وَاِنَّكُمْ
hem de siz
لَمِنَ الْمُقَرَّب۪ينَ
yakınlar(ım)dansınız
﴿١١٤﴾
قَالُوا
dediler ki
يَا
Ey
مُوسٰٓى
Musa
اِمَّٓا اَنْ تُلْقِيَ
önce sen mi atacaksın
وَاِمَّٓا
yoksa
اَنْ نَكُونَ
olalım
نَحْنُ
biz (mi)
الْمُلْق۪ينَ
(önce) atanlar
﴿١١٥﴾
قَالَ
dedi
اَلْقُواۚ
siz atın
فَلَمَّٓا اَلْقَوْا
atınca
سَحَرُٓوا
büyülediler
اَعْيُنَ
gözlerini
النَّاسِ
insanların
وَاسْتَرْهَبُوهُمْ
onları ürküttüler
وَجَٓاؤُ۫
ve getirdiler
بِسِحْرٍ
bir büyü
عَظ۪يمٍ
büyük
﴿١١٦﴾
وَاَوْحَيْنَٓا
biz de vahyettik
اِلٰى مُوسٰٓى
Musa'ya
اَنْ
diye
اَلْقِ
at
عَصَاكَۚ
Asanı
فَاِذَا
bir de baktılar ki
هِيَ
o
تَلْقَفُ
yakalayıp yutuyor
مَا يَأْفِكُونَۚ
onların uydurduklarını
﴿١١٧﴾
فَوَقَعَ
ortaya çıktı
الْحَقُّ
gerçek
وَبَطَلَ
ve batıl oldu
مَا كَانُوا يَعْمَلُونَۚ
onların bütün yaptıkları
﴿١١٨﴾
فَغُلِبُوا
yenildiler
هُنَالِكَ
orada
وَانْقَلَبُوا
düştüler
صَاغِر۪ينَۚ
küçük
﴿١١٩﴾
وَاُلْقِيَ
ve kapandılar
السَّحَرَةُ
büyücüler
سَاجِد۪ينَۚ
secdeye
﴿١٢٠﴾
Önceki Sayfa
Sonraki Sayfa
163 sayfa okundu