عَلٰى مُلْكِ
mülkü hakkında
وَمَا كَفَرَ
oysa küfre girmedi
وَمَٓا اُنْزِلَ
ve indirileni
عَلَى الْمَلَكَيْنِ
iki meleğe
وَمَارُوتَۜ
ve Marut (isimli)
وَمَا يُعَلِّمَانِ
onlar öğretmezlerdi
حَتّٰى يَقُولَٓا
demedikçe
فَلَا تَكْفُرْۜ
sakın küfre girmeyin
فَيَتَعَلَّمُونَ
fakat öğreniyorlardı
مَا يُفَرِّقُونَ بِه۪
ayıran şeyi
وَمَا هُمْ بِضَٓارّ۪ينَ
ama onlar zarar veremezler
وَيَتَعَلَّمُونَ
onlar öğreniyorlardı
وَلَا يَنْفَعُهُمْۜ
yarar vereni değil
عَلِمُوا
gayet iyi biliyorlardı ki
كَانُوا يَعْلَمُونَ
(bunu) bilselerdi!
﴿١٠٢﴾
وَاتَّقَوْا
ve sakınmış olsalardı
خَيْرٌۜ
daha hayırlı olurdu
كَانُوا يَعْلَمُونَ۟
bilselerdi
﴿١٠٣﴾
الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا
inananlar
رَاعِنَا
Ra'ina (bizi gözet yahut: kaba söz)
انْظُرْنَا
unzurna (bize bak)
وَلِلْكَافِر۪ينَ
Kafirler için vardır
﴿١٠٤﴾
الَّذ۪ينَ كَفَرُوا
inkar edenler
وَلَا الْمُشْرِك۪ينَ
ve müşriklerden
اَنْ يُنَزَّلَ
indirilmesini
مِنْ رَبِّكُمْۜ
rabbinizden
﴿١٠٥﴾