كَذَّبُوكَ
seni yalanladılarsa
وَلَا يُرَدُّ
fakat geri çevrilmez
﴿١٤٧﴾
الَّذ۪ينَ اَشْرَكُوا
ortak koşanlar
مَٓا اَشْرَكْنَا
biz ortak koşmazdık
وَلَٓا اٰبَٓاؤُ۬نَا
babalarımız da
وَلَا حَرَّمْنَا
haram yapmazdık
مِنْ شَيْءٍۜ
hiçbir şeyi de
كَذٰلِكَ
öyle (demişlerdi)
الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْ
onlardan önce
فَتُخْرِجُوهُ
çıka(rıp gösterece)ğiniz
اِنْ تَتَّبِعُونَ
siz uyuyorsunuz
تَخْرُصُونَ
saçmalıyorsunuz
﴿١٤٨﴾
لَهَدٰيكُمْ
elbette doğru yola iletirdi
﴿١٤٩﴾
شُهَدَٓاءَكُمُ
tanrılarınızı
الَّذ۪ينَ يَشْهَدُونَ
şahidlik edecek
شَهِدُوا
şahidlik ederlerse
فَلَا تَشْهَدْ
sen şahidlik etme
الَّذ۪ينَ كَذَّبُوا
yalanlayanların
وَالَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ
ve inanmayanların
يَعْدِلُونَ۟
eş tutmaktadırlar
﴿١٥٠﴾
اَلَّا تُشْرِكُوا
ortak koşmayın
وَبِالْوَالِدَيْنِ
ana babaya
وَلَا تَقْتُلُٓوا
öldürmeyin
اَوْلَادَكُمْ
çocuklarınızı
مِنْ اِمْلَاقٍۜ
fakirlik korkusuyla
نَرْزُقُكُمْ
sizi besliyoruz
وَلَا تَقْرَبُوا
yaklaşmayın
مَا ظَهَرَ مِنْهَا
açığına da
وَمَا بَطَنَۚ
kapalısına da
وَلَا تَقْتُلُوا
ve kıymayın
الَّت۪ي حَرَّمَ
yasakladığı
اِلَّا بِالْحَقِّۜ
haksız yere
وَصّٰيكُمْ
size tavsiye etti
تَعْقِلُونَ
düşünürsünüz diye
﴿١٥١﴾