مَنْ نَشَٓاءُ
bizim dilediğimizden
ظُهُورُهَا
sırtı(na binilmesi)
سَيَجْز۪يهِمْ
onları cezalandıracaktır
كَانُوا يَفْتَرُونَ
iftira etmeleri
﴿١٣٨﴾
لِذُكُورِنَا
erkeklerimize aittir
عَلٰٓى اَزْوَاجِنَاۚ
kadınlarımıza
سَيَجْز۪يهِمْ
cezalarını verecektir
وَصْفَهُمْۜ
bu nitelendirmelerinin
حَك۪يمٌ
hüküm ve hikmet sahibidir
﴿١٣٩﴾
الَّذ۪ينَ قَتَلُٓوا
öldürenler
بِغَيْرِ عِلْمٍ
bilgisizlik yüzünden
وَحَرَّمُوا
ve haram kılanlar
مَا رَزَقَهُمُ
kendilerine verdiği rızkı
وَمَا كَانُوا مُهْتَد۪ينَ۟
yola gelici de değillerdir
﴿١٤٠﴾
الَّـذ۪ٓي اَنْشَاَ
yaratan
وَغَيْرَ مَعْرُوشَاتٍ
ve çardaksız
وَالنَّخْلَ
ve hurma(ları)
وَالزَّيْتُونَ
ve zeytinleri
مُتَشَابِهاً
birbirine benzer
وَغَيْرَ مُتَشَابِهٍۜ
ve benzemez biçimde
مِنْ ثَمَرِه۪ٓ
meyvasından
حَقَّهُ
hakkını (sadakasını)
وَلَا تُسْرِفُواۜ
fakat israf etmeyin
الْمُسْرِف۪ينَۙ
israf edenleri
﴿١٤١﴾
وَمِنَ الْاَنْعَامِ
hayvanlardan da
وَفَرْشاًۜ
kiminin tüyünden sergi yapılır
مِمَّا رَزَقَكُمُ
size verdiği rızıktan
وَلَا تَتَّبِعُوا
izlemeyin
﴿١٤٢﴾