اَنْ يَهْدِيَهُ
doğru yola iletmek
الرِّجْسَ
pislik (sıkıntı)
الَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ
inanmayanların
﴿١٢٥﴾
فَصَّلْنَا
biz geniş geniş açıkladık.
﴿١٢٦﴾
وَلِيُّهُمْ
onların dostudur
كَانُوا يَعْمَلُونَ
yaptıklarından
﴿١٢٧﴾
يَحْشُرُهُمْ
bir araya toplayacağı
اسْتَكْثَرْتُمْ
siz çok uğraştınız
مِنَ الْاِنْسِۚ
insanlarla
اَوْلِيَٓاؤُ۬هُمْ
onların dostları
الَّـذ۪ٓي اَجَّلْتَ لَنَاۜ
bize verdiğin sürenin
قَالَ
(Allah da) buyurur ki
خَالِد۪ينَ
ebedi kalacaksınız
حَك۪يمٌ
hüküm ve hikmet sahibidir
﴿١٢٨﴾
كَانُوا يَكْسِبُونَ۟
kazandıklarından
﴿١٢٩﴾
اَلَمْ يَأْتِكُمْ
gelmedi mi?
وَيُنْذِرُونَكُمْ
ve sizi uyaran
لِقَٓاءَ
karşılaşacağınıza dair
وَغَرَّتْهُمُ
onları aldattı
وَشَهِدُوا
ve şahidlik ettiler
عَلٰٓى اَنْفُسِهِمْ
kendilerinin
﴿١٣٠﴾
﴿١٣١﴾