وَكَلَّمَهُمُ
ve kendilerine konuşsaydı
وَحَشَرْنَا
ve toplayıp getirseydik
قُبُلاً مَا كَانُوا
onlar yine de
لِيُؤْمِنُٓوا
inanmazlardı
يَجْهَلُونَ
cahillik ederler
﴿١١١﴾
مَا فَعَلُوهُ
onu yapamazlardı
فَذَرْهُمْ
artık onları baş başa bırak
﴿١١٢﴾
الَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ
inanmayanların
وَلِيَرْضَوْهُ
ondan hoşlansınlar
وَلِيَقْتَرِفُوا
ve işlemeğe devam etsinler
مَا هُمْ مُقْتَرِفُونَ
işledikleri suçları
﴿١١٣﴾
الَّـذ۪ٓي اَنْزَلَ
indirmiş iken
مُفَصَّلاًۜ
açıklanmış olarak
وَالَّذ۪ينَ اٰتَيْنَاهُمُ
kendilerine verdiklerimiz
مِنَ الْمُمْتَر۪ينَ
kuşkulananlardan
﴿١١٤﴾
وَعَدْلاًۜ
ve adalet bakımından
مُبَدِّلَ
değiştirebilecek
لِكَلِمَاتِه۪ۚ
O'nun sözlerini
﴿١١٥﴾
يُضِلُّوكَ
seni saptırırlar
اِنْ يَتَّبِعُونَ
onlar uyuyorlar
﴿١١٦﴾
بِالْمُهْتَد۪ينَ
hidayete erenleri
﴿١١٧﴾
مِمَّا ذُكِرَ
anılan(hayvan)lardan
بِاٰيَاتِه۪
O'nun ayetlerine
﴿١١٨﴾