كَانَتْ لَكُمُ
yalnız size ait ise
مِنْ دُونِ النَّاسِ
kimsenin değil de
فَتَمَنَّوُا
haydi temenni edin
صَادِق۪ينَ
sözünüzde doğru
﴿٩٤﴾
وَلَنْ يَتَمَنَّوْهُ
fakat ölümü istemezler
بِمَا قَدَّمَتْ
yapıp sunduğu işlerden dolayı
﴿٩٥﴾
وَلَتَجِدَنَّهُمْ
onları bulursun
وَمِنَ الَّذ۪ينَ اَشْرَكُوا
ortak koşanlardan bile
لَوْ يُعَمَّرُ
yaşatılmasını
وَمَا هُوَ بِمُزَحْزِحِه۪
onu uzaklaştıracak değildir
اَنْ يُعَمَّرَۜ
oysa yaşamak
بِمَا يَعْمَلُونَ۟
yaptıklarını
﴿٩٦﴾
مُصَدِّقاً
doğrulayıcı olarak
لِمَا بَيْنَ يَدَيْهِ
kendinden öncekileri
لِلْمُؤْمِن۪ينَ
inananlara
﴿٩٧﴾
وَمَلٰٓئِكَتِه۪
ve meleklerine
لِلْكَافِر۪ينَ
inkar edenlerin
﴿٩٨﴾
وَمَا يَكْفُرُ
inkar etmez
اِلَّا الْفَاسِقُونَ
fasıklardan başkası
﴿٩٩﴾
لَا يُؤْمِنُونَ
inanmazlar
﴿١٠٠﴾
جَٓاءَهُمْ
onlara geldiyse
لِمَا مَعَهُمْ
yanlarındakini
مِنَ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا
verilenlerden
لَا يَعْلَمُونَ
bilmiyorlarmış
﴿١٠١﴾