الَّذ۪ينَ يَسْمَعُونَۜ
işitenler
وَالْمَوْتٰى
ölülere gelince
يَبْعَثُهُمُ
onları diriltir
﴿٣٦﴾
عَلٰٓى اَنْ يُنَزِّلَ
indirmeğe
﴿٣٧﴾
مِنْ دَٓابَّةٍ
yürüyen hiçbir hayvan
بِجَنَاحَيْهِ
iki kanadiyle
مَا فَرَّطْنَا
biz eksik bırakmamışızdır
اِلٰى رَبِّهِمْ
Rableri(nin huzuru)na
يُحْشَرُونَ
toplanacaklardır
﴿٣٨﴾
وَالَّذ۪ينَ كَذَّبُوا
yalanlayanlar
بِاٰيَاتِنَا
bizim ayetlerimizi
﴿٣٩﴾
اَرَاَيْتَكُمْ
gördünüz mü?
اِنْ كُنْتُمْ
iseniz (söyleyin)
﴿٤٠﴾
مَا تَدْعُونَ
istediğinizi
وَتَنْسَوْنَ
ve unutursunuz
تُشْرِكُونَ۟
ortak koştuğunuz
﴿٤١﴾
اَرْسَلْـنَٓا
(elçiler) gönderdik
مِنْ قَبْلِكَ
senden önce de
فَاَخَذْنَاهُمْ
onları yakalayıp cezalandırmıştık
وَالضَّرَّٓاءِ
ve sıkıntı ile
يَتَضَرَّعُونَ
yalvarırlar diye
﴿٤٢﴾
جَٓاءَهُمْ
kendilerine geldiği
بَأْسُنَا
böyle baskınımız
وَزَيَّنَ
ve süslü gösterdi
﴿٤٣﴾
مَا ذُكِّرُوا
yapılan uyarıları
فَرِحُوا
sevince daldıkları
بِمَٓا اُو۫تُٓوا
kendilerine verilenle
اَخَذْنَاهُمْ
onları yakaladık
مُبْلِسُونَ
bütün umutlarnı yitirdiler
﴿٤٤﴾