HAYIRHAH
Maide Suresi
Sayfa 122 | 7. Cüz
يَٓا اَيُّهَا
Ey
الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا
inananlar
اِنَّمَا
şüphesiz
الْخَمْرُ
şarap
وَالْمَيْسِرُ
kumar
وَالْاَنْصَابُ
dikili taşlar
وَالْاَزْلَامُ
şans okları
رِجْسٌ
birer pisliktir
مِنْ عَمَلِ
işi
الشَّيْطَانِ
şeytan
فَاجْتَنِبُوهُ
bunlardan kaçının
لَعَلَّكُمْ
umulur ki
تُفْلِحُونَ
kurtuluşa eresiniz
﴿٩٠﴾
اِنَّمَا
şüphesiz
يُر۪يدُ
istiyor
الشَّيْطَانُ
şeytan
اَنْ يُوقِعَ
sokmak
بَيْنَكُمُ
aranıza
الْعَدَاوَةَ
düşmanlık
وَالْبَغْضَٓاءَ
ve kin
فِي الْخَمْرِ
şarap
وَالْمَيْسِرِ
ve kumar ile
وَيَصُدَّكُمْ
ve sizi alakoymak
عَنْ ذِكْرِ
anmaktan
اللّٰهِ
Allah'ı
وَعَنِ الصَّلٰوةِۚ
ve namazdan
فَهَلْ
artık değil mi?
اَنْتُمْ
siz
مُنْتَهُونَ
vazgeçtiniz
﴿٩١﴾
وَاَط۪يعُوا
ita'at edin
اللّٰهَ
Allah'a
وَاَط۪يعُوا
ve ita'at edin
الرَّسُولَ
Elçi'ye
وَاحْذَرُواۚ
ve sakının
فَاِنْ
eğer
تَوَلَّيْتُمْ
dönerseniz
فَاعْلَمُٓوا
bilin ki
اَنَّمَا
şüphesiz
عَلٰى رَسُولِنَا
elçimize düşen
الْبَلَاغُ
duyurmaktır
الْمُب۪ينُ
açıkça
﴿٩٢﴾
لَيْسَ
yoktur
عَلَى
üzerine
الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا
inananlar
وَعَمِلُوا
ve yapanlara
الصَّالِحَاتِ
iyi işler
جُنَاحٌ
bir günah
ف۪يمَا
ötürü
طَعِمُٓوا
yediklerinden
اِذَا مَا
bundan böyle
اتَّقَوْا
korunup
وَاٰمَنُوا
inandıkları
وَعَمِلُوا
ve yaptıkları
الصَّالِحَاتِ
iyi işler
ثُمَّ
sonra
اتَّقَوْا
korunup
وَاٰمَنُوا
inandıkları
ثُمَّ
ve yine
اتَّقَوْا
korunup
وَاَحْسَنُواۜ
iyilik ettikleri takdirde
وَاللّٰهُ
Allah
يُحِبُّ
sever
الْمُحْسِن۪ينَ۟
güzel davrananları
﴿٩٣﴾
يَٓا اَيُّهَا
Ey
الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا
inananlar
لَيَبْلُوَنَّكُمُ
sizi dener
اللّٰهُ
Allah
بِشَيْءٍ
bir kısım
مِنَ الصَّيْدِ
av'la
تَنَالُهُٓ
erişeceği
اَيْد۪يكُمْ
ellerinizin
وَرِمَاحُكُمْ
ve mızraklarınızın
لِيَعْلَمَ
bilmek için
اللّٰهُ
Allah
مَنْ
kimin
يَخَافُهُ
kendisinden korktuğunu
بِالْغَيْبِۚ
gizlide
فَمَنِ
kim
اعْتَدٰى
saldırıda bulunursa
بَعْدَ
sonra
ذٰلِكَ
bundan
فَلَهُ
onun için vardır
عَذَابٌ
bir azab
اَل۪يمٌ
acı
﴿٩٤﴾
يَٓا اَيُّهَا
Ey
الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا
inananlar
لَا تَقْتُلُوا
öldürmeyin
الصَّيْدَ
av
وَاَنْتُمْ
siz
حُرُمٌۜ
ihramda iken
وَمَنْ
kim
قَتَلَهُ
onu öldürürse
مِنْكُمْ
sizden
مُتَعَمِّداً
kasden
فَجَزَٓاءٌ
cezası vardır
مِثْلُ
dengi olan
مَا قَتَلَ
öldürdüğünün
مِنَ النَّعَمِ
bir hayvan
يَحْكُمُ بِه۪
karar vereceği
ذَوَا
iki kişinin
عَدْلٍ
adil
مِنْكُمْ
içinizden
هَدْياً
bir kurban
بَالِغَ
varacak
الْكَعْبَةِ
Ka'be'ye
اَوْ
yahut
كَفَّارَةٌ
keffareti
طَعَامُ
yedirme
مَسَاك۪ينَ
yoksullara
اَوْ
ya da
عَدْلُ
denk
ذٰلِكَ
buna
صِيَاماً
oruçtur
لِيَذُوقَ
ta ki tadsın
وَبَالَ
vebalini
اَمْرِه۪ۜ
yaptığı işin
عَفَا
affetmiştir
اللّٰهُ
Allah
عَمَّا سَلَفَۜ
geçmişi
وَمَنْ
kim
عَادَ
düşmanlık ederse
فَيَنْتَقِمُ
öc alır
اللّٰهُ
Allah
مِنْهُۜ
ondan
وَاللّٰهُ
Allah
عَز۪يزٌ
daima galiptir
ذُوانْتِقَامٍ
öc alandır
﴿٩٥﴾
Önceki Sayfa
Sonraki Sayfa
122 sayfa okundu