م۪يثَاقَكُمْ
sizden kesin söz
لَا تَسْفِكُونَ
dökmeyeceksiniz
دِمَٓاءَكُمْ
birbirinizin kanını
وَلَا تُخْرِجُونَ
çıkarmayacaksınız
مِنْ دِيَارِكُمْ
yurtlarınızdan
اَقْرَرْتُمْ
kabul etmiştiniz
وَاَنْتُمْ تَشْهَدُونَ
buna siz şahidsiniz
﴿٨٤﴾
تَقْتُلُونَ
öldürüyorsunuz
وَتُخْرِجُونَ
çıkarıyorsunuz
مِنْ دِيَارِهِمْۘ
yurtlarından
تَظَاهَرُونَ
birleşiyorsunuz
وَالْعُدْوَانِۜ
ve düşmanlıkla
وَاِنْ يَأْتُوكُمْ
size geldiklerinde
تُفَادُوهُمْ
fidyelerini veriyor (kurtarıyor)sunuz
وَهُوَ مُحَرَّمٌ
yasaklanmış iken
اِخْرَاجُهُمْۜ
onları çıkarmak
اَفَتُؤْمِنُونَ
yoksa siz inanıyor da
وَتَكْفُرُونَ
inkar mı ediyorsunuz
يُرَدُّونَ
onlar itilirler
اِلٰٓى اَشَدِّ
en şiddetlisine
عَمَّا تَعْمَلُونَ
yaptıklarınızı
﴿٨٥﴾
الَّذ۪ينَ اشْتَرَوُا
satın alan kimselerdir
بِالْاٰخِرَةِۘ
ahireti verip
فَلَا يُخَفَّفُ
hiç hafifletilmez
وَلَا هُمْ يُنْصَرُونَ۟
ve onlara hiç yardım edilmez
﴿٨٦﴾
وَقَفَّيْنَا
birbiri ardınca gönderdik
الْبَيِّنَاتِ
açık deliller
وَاَيَّدْنَاهُ
ve onu destekledik
بِرُوحِ الْقُدُسِۜ
Ruh'ül-Kudüs (Cebrail) ile
اسْتَكْبَرْتُمْۚ
büyüklük taslayarak
تَقْتُلُونَ
öldüreceksiniz
﴿٨٧﴾
لَعَنَهُمُ
onları la'netlemiştir
بِكُفْرِهِمْ
inkarlarından dolayı
﴿٨٨﴾