Nisa Suresi
Sayfa 100 | 5. Cüz
الَّذ۪ينَ يَتَرَبَّصُونَ
onlar gözetleyip dururlar
بِكُمْۚ
sizi
فَاِنْ
eğer
كَانَ
nasibolursa
لَكُمْ
size
فَتْحٌ
bir fetih
مِنَ اللّٰهِ
Allah'tan
قَالُٓوا
derler
اَلَمْ نَكُنْ
biz de değil miydik?
مَعَكُمْۘ
sizinle beraber
وَاِنْ
ve eğer
كَانَ
olursa
لِلْكَافِر۪ينَ
kafirlerin
نَص۪يبٌۙ
(savaşta) bir payı
قَالُٓوا
derler
اَلَمْ نَسْتَحْوِذْ
biz üstünlük sağlamadık mı
عَلَيْكُمْ
size
وَنَمْنَعْكُمْ
ve sizi korumadık mı
مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَۜ
mü'minlerden
فَاللّٰهُ
artık Allah
يَحْكُمُ
hükmedecek
بَيْنَكُمْ
aranızda
يَوْمَ
gününde
الْقِيٰمَةِۜ
kıyamet
وَلَنْ يَجْعَلَ
ve asla vermeyecektir
اللّٰهُ
Allah
لِلْكَافِر۪ينَ
kafirlere
عَلَى
karşı
الْمُؤْمِن۪ينَ
mü'minlere
سَب۪يلاً۟
bir yol
﴿١٤١﴾
اِنَّ
şüphesiz
الْمُنَافِق۪ينَ
iki yüzlüler
يُخَادِعُونَ
aldatmağa çalışırlar
اللّٰهَ
Allah'ı
وَهُوَ
oysa O
خَادِعُهُمْۚ
onları aldatır
وَاِذَا
zaman da
قَامُٓوا
kalktıkları
اِلَى الصَّلٰوةِ
namaza
قَامُوا
kalkarlar
كُسَالٰىۙ
üşene üşene
يُرَٓاؤُ۫نَ
gösteriş yaparlar
النَّاسَ
insanlara
وَلَا يَذْكُرُونَ
anmazlar
اللّٰهَ
Allah'ı
اِلَّا
ancak
قَل۪يلاًۘ
biraz
﴿١٤٢﴾
مُذَبْذَب۪ينَ
yalpalayıp dururlar
بَيْنَ
arada
ذٰلِكَۗ
bu
لَٓا اِلٰى هٰٓؤُ۬لَٓاءِ
ne bunlara
وَلَٓا اِلٰى هٰٓؤُ۬لَٓاءِۜ
ne de onlara
وَمَنْ
kimseye
يُضْلِلِ
şaşırttığı
اللّٰهُ
Allah'ın
فَلَنْ تَجِدَ
bulamazsın
لَهُ
ona
سَب۪يلاً
bir (çıkar) yol
﴿١٤٣﴾
يَٓا اَيُّهَا
Ey
الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا
inananlar
لَا تَتَّخِذُوا
tutmayın
الْكَافِر۪ينَ
kafirleri
اَوْلِيَٓاءَ
dost
مِنْ دُونِ
bırakıp
الْمُؤْمِن۪ينَۜ
mü'minleri
اَتُر۪يدُونَ
mi istiyorsunuz?
اَنْ تَجْعَلُوا
vermek
لِلّٰهِ
Allah'a
عَلَيْكُمْ
aleyhinizde olacak
سُلْطَاناً
bir delil
مُب۪يناً
açık
﴿١٤٤﴾
اِنَّ
doğrusu
الْمُنَافِق۪ينَ
iki yüzlüler
فِي الدَّرْكِ
tabakasındadırlar
الْاَسْفَلِ
en aşağı
مِنَ النَّارِۚ
ateşin
وَلَنْ تَجِدَ
bulamazsın
لَهُمْ
onlar için
نَص۪يراًۙ
hiçbir yardımcı
﴿١٤٥﴾
اِلَّا
ancak
الَّذ۪ينَ تَابُوا
tevbe edenler
وَاَصْلَحُوا
uslananlar
وَاعْتَصَمُوا
yapışanlar
بِاللّٰهِ
Allah'a
وَاَخْلَصُوا
ve yapanlar
د۪ينَهُمْ
dinlerini
لِلّٰهِ
sırf Allah için
فَاُو۬لٰٓئِكَ
işte onlar
مَعَ
beraberdir
الْمُؤْمِن۪ينَۜ
mü'minlerle
وَسَوْفَ
yakında
يُؤْتِ
verecektir
اللّٰهُ
Allah da
الْمُؤْمِن۪ينَ
mü'minlere
اَجْراً
bir mükafat
عَظ۪يماً
büyük
﴿١٤٦﴾
مَا يَفْعَلُ
ne yapacak?
اللّٰهُ
Allah
بِعَذَابِكُمْ
size azabetmeyi
اِنْ
eğer
شَكَرْتُمْ
siz şükreder
وَاٰمَنْتُمْۜ
ve inanırsanız
وَكَانَ اللّٰهُ
Allah
شَاكِراً
şükrün karşılığını veren
عَل۪يماً
(herşeyi) bilendir
﴿١٤٧﴾
 
100 sayfa okundu