مَا هِيَۙ
onun nasıl bir şey olduğunu
لَمُهْتَدُونَ
hidayeti buluruz
﴿٧٠﴾
لَا ذَلُولٌ
boyundurluk altına alınmamış
لَا شِيَةَ
hiçbir alacası yok
فَذَبَحُوهَا
ve boğazladılar onu
وَمَا كَادُوا يَفْعَلُونَ۟
az daha yapmayacaklardı
﴿٧١﴾
قَتَلْتُمْ
siz öldürmüştünüz
فَادّٰرَءْتُمْ
birbirinizle atışmıştınız
مُخْرِجٌ
ortaya çıkarıcıdır
مَا كُنْتُمْ
olduğunuz şeyi
﴿٧٢﴾
اضْرِبُوهُ
vurun ona (öldürülene)
بِبَعْضِهَاۜ
(ineğin) bir parçasıyla
وَيُر۪يكُمْ
ve size gösterir
﴿٧٣﴾
مِنَ الْحِجَارَةِ
öyle taş var ki
لَمَا يَتَفَجَّرُ
fışkırır
وَاِنَّ مِنْهَا
öylesi de var ki
لَمَا يَشَّقَّقُ
çatlayıverir de
وَاِنَّ مِنْهَا
öylesi de var ki
لَمَا يَهْبِطُ
aşağı yuvarlanır
عَمَّا تَعْمَلُونَ
yaptıklarınızdan
﴿٧٤﴾
اَفَتَطْمَعُونَ
umuyor musunuz?
اَنْ يُؤْمِنُوا
inanacaklarını
يَسْمَعُونَ
işitirlerdi de
يُحَرِّفُونَهُ
onu değiştirirlerdi
مَا عَقَلُوهُ
düşünüp akıl erdirdikten
وَهُمْ يَعْلَمُونَ
bildikleri halde
﴿٧٥﴾
الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا
inananlara
اَتُحَدِّثُونَهُمْ
onlara haber mi veriyorsunuz
بِمَا فَتَحَ
açtığı şeyleri
لِيُحَٓاجُّوكُمْ
sizin aleyhinizde delil olarak kullansınlar
اَفَلَا تَعْقِلُونَ
Aklınızı kullanmıyor musunuz?
﴿٧٦﴾