Korunma Duası 1. Sayfa

Sayfa 1 / 6

1

Tevhid, İltica ve Allah’ın Tam Kelimeleriyle Kuşanma · Derleyici yakarışı

اللَّهُمَّ يَا مَلَاذَ الْخَائِفِينَ وَيَا أَمَانَ الْمُسْتَجِيرِينَ، أَقْبَلْتُ إِلَيْكَ بِذُلِّي وَافْتِقَارِي، مُتَحَصِّنًا بِكِتَابِكَ الْعَزِيزِ وَسُنَّةِ نَبِيِّكَ الْمُصْطَفَى ﷺ، فَأَقُولُ خَاشِعًا لِعَظَمَتِكَ:
Ey korkanların yegâne sığınağı, ey aman dileyenlerin emniyet kapısı olan Allah’ım! Kendi acziyetimi ve hiçliğimi bilerek Senin kapına geldim; aziz Kitabının ve seçilmiş Peygamberinin (s.a.v.) sünnetinin sarsılmaz kalesine girerek, azametin karşısında boyun büküp şöyle yakarıyorum:

Bu dua, Hayırhah ekibi tarafından Kur’an âyetleri ve sahih hadislerde yer alan korunma ve sığınma dualarından derlenmiştir. Bölümler, ekibin hazırladığı bağlayıcı yakarışlarla bir araya getirilmiştir.

2

İstiâze, Besmele ve Âyetü’l-Kürsî: Bakara 2/255.

أَعُوذُ بِاللَّهِ السَّمِيعِ الْعَلِيمِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ، بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ ﴿اللَّهُ لَا إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ ۚ لَا تَأْخُذُهُ سِنَةٌ وَلَا نَوْمٌ ۚ لَهُ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الْأَرْضِ ۗ مَنْ ذَا الَّذِي يَشْفَعُ عِنْدَهُ إِلَّا بِإِذْنِهِ ۚ يَعْلَمُ مَا بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ ۖ وَلَا يُحِيطُونَ بِشَيْءٍ مِنْ عِلْمِهِ إِلَّا بِمَا شَاءَ ۚ وَسِعَ كُرْسِيُّهُ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضَ ۖ وَلَا يَئُودُهُ حِفْظُهُمَا ۚ وَهُوَ الْعَلِيُّ الْعَظِيمُ﴾.
Her yakarışı işiten ve her sırrı bilen Allah’a, kovulmuş şeytanın şerrinden sığınırım. Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla... Allah O’dur ki, kendisinden başka ilâh yoktur! O Hayy’dır, Kayyûm’dur; O’nu ne bir gaflet basar ne de uyku! Göklerde ve yerde ne varsa O’nundur. O’nun izni olmadan katında kim şefaat edebilir? Kulların önlerindekini de arkalarındakini de bilir; onlar ise O’nun dilediği kadarı dışında ilminden hiçbir şeyi kuşatamazlar. O’nun kürsüsü gökleri ve yeri kuşatmıştır; ikisini koruyup gözetmek O’na asla ağır gelmez. O, yüceler yücesi Aliyy, azameti sonsuz Azîm’dir.
3
«بِسْمِ اللَّهِ الَّذِي لَا يَضُرُّ مَعَ اسْمِهِ شَيْءٌ فِي الْأَرْضِ وَلَا فِي السَّمَاءِ وَهُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ».
İsmiyle hareket edildiğinde ne yerde ne de gökte hiçbir şeyin zarar veremeyeceği Allah’ın adıyla! O, her şeyi işiten Semî’, her şeyi bilen Alîm’dir.

Kaynak: Ebû Dâvûd, 5088.

4
«أَعُوذُ بِكَلِمَاتِ اللَّهِ التَّامَّاتِ مِنْ شَرِّ مَا خَلَقَ».
Yarattığı her varlığın şerrinden, Allah’ın o eksiksiz ve tam kelimelerine sığınırım.

Kaynak: Müslim, 2708.

5
«اللَّهُمَّ رَبَّ السَّمَاوَاتِ وَرَبَّ الْأَرْضِ وَرَبَّ الْعَرْشِ الْعَظِيمِ، رَبَّنَا وَرَبَّ كُلِّ شَيْءٍ، فَالِقَ الْحَبِّ وَالنَّوَى، وَمُنْزِلَ التَّوْرَاةِ وَالْإِنْجِيلِ وَالْفُرْقَانِ، أَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّ كُلِّ شَيْءٍ أَنْتَ آخِذٌ بِنَاصِيَتِهِ، اللَّهُمَّ أَنْتَ الْأَوَّلُ فَلَيْسَ قَبْلَكَ شَيْءٌ، وَأَنْتَ الْآخِرُ فَلَيْسَ بَعْدَكَ شَيْءٌ، وَأَنْتَ الظَّاهِرُ فَلَيْسَ فَوْقَكَ شَيْءٌ، وَأَنْتَ الْبَاطِنُ فَلَيْسَ دُونَكَ شَيْءٌ».
Ey göklerin, yerin ve yüce Arş’ın Rabbi! Ey bizim Rabbimiz ve her şeyin Rabbi! Tohumu ve çekirdeği yaran, Tevrat’ı, İncil’i ve Kur’ân’ı indiren Allah’ım! Perçeminden tutup hükmün altına aldığın her varlığın şerrinden Sana sığınırım! Sen Evvel’sin, Senden önce hiçbir şey yoktur; Sen Âhir’sin, Senden sonra hiçbir şey yoktur; Sen Zâhir’sin, Senin üstünde hiçbir güç yoktur; Sen Bâtın’sın, Senin öten ve gizlin yoktur!

Kaynak: Müslim, 2713.

6
«اللَّهُمَّ لَكَ أَسْلَمْتُ، وَبِكَ آمَنْتُ، وَعَلَيْكَ تَوَكَّلْتُ، وَإِلَيْكَ أَنَبْتُ، وَبِكَ خَاصَمْتُ، اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِعِزَّتِكَ لَا إِلَٰهَ إِلَّا أَنْتَ أَنْ تُضِلَّنِي، أَنْتَ الْحَيُّ الَّذِي لَا يَمُوتُ، وَالْجِنُّ وَالْإِنْسُ يَمُوتُونَ».
Allah’ım! Yalnız Sana teslim oldum, Sana inandım, Sana güvendim, gönlümü Sana döndürdüm. Beni saptırmandan, Senden başka ilâh olmayan o yüce izzetine sığınırım! Sen asla ölmeyen Hayy’sın; cinler ve insanlar ise fanidir, ölürler.

Kaynak: Buhârî, 7383; Müslim, 2717.