Sahîfe-i Seccâdiye Hacet ve İhtiyaç Duası 3. Sayfa

Sayfa 3 / 4

1
ثُمَّ انْتَبَهْتُ بِتَذْكِيرِكَ لِي مِنْ غَفْلَتِي، وَنَهَضْتُ بِتَوْفِيقِكَ مِنْ زَلَّتِي، وَرَجَعْتُ وَنَكَصْتُ بِتَسْدِيدِكَ عَنْ عَثْرَتِي،
Sümme'ntebehtü bi-tezkîrike lî min ğafletî, ve nehedtü bi-tevfîkıke min zelletî, ve raca'tü ve nekastü bi-tesdîdike an asratî,
Sonra, senin hatırlatmanla gafletimden uyandım; verdiğin başarıyla hatamın farkına vardım; yardımınla sürçmemden geri döndüm ve;
2
وَقُلْتُ: سُبْحَانَ رَبِّي، كَيْفَ يَسْأَلُ مُحْتَاجٌ مُحْتَاجًا؟ وَأَنَّى يَرْغَبُ مُعْدِمٌ إِلَى مُعْدِمٍ؟
Ve kultü: Sübhâne rabbî, keyfe yes'elü muhtâcün muhtâcen? Ve ennâ yerğabü mü'dimün ilâ mü'dim?
"Rabbim, her türlü eksiklik sıfatından münezzehtir! Muhtaç biri, (kendisi gibi) muhtaç birinden nasıl bir şey dilenebilir?! Yoksul biri, (kendisi gibi) yoksul birine nasıl rağbet edebilir?!" dedim.
3
فَقَصَدْتُكَ يَا إِلَهِي بِالرَّغْبَةِ، وَأَوْفَدْتُ عَلَيْكَ رَجَائِي بِالثِّقَةِ بِكَ،
Fe kasadtüke yâ ilâhî bi'r-rağbeti, ve evfedtü aleyke racâî bi's-sikati bike,
Onun için rağbetle sana geldim; güvenle ümidimi sana getirdim
4
وَعَلِمْتُ أَنَّ كَثِيرَ مَا أَسْأَلُكَ يَسِيرٌ فِي وُجْدِكَ، وَأَنَّ خَطِيرَ مَا أَسْتَوْهِبُكَ حَقِيرٌ فِي وُسْعِكَ،
Ve alimtü enne kesîra mâ es'elüke yesîrun fî vücdike, ve enne hatîra mâ estevhibüke hakîrun fî vüs'ike,
ve bildim ki, senden dilediğim şeyler ne kadar çok olsa da, zenginliğinin yanında az kalır; senden istediğim şey ne kadar büyük olsa da, geniş rahmetinin yanında küçük kalır;
5
وَأَنَّ كَرَمَكَ لَا يَضِيقُ عَنْ سُؤَالِ أَحَدٍ، وَأَنَّ يَدَكَ بِالْعَطَايَا أَعْلَى مِنْ كُلِّ يَدٍ.
Ve enne kerameke lâ yadîku an süâli ehadin, ve enne yedeke bi'l-atâyâ a'lâ min külli yed.
keremin, kimsenin dilenmesinden dolayı daralmaz; bağışlarla tanıdığımız elin her elin üstündedir.
6
اللَّهُمَّ فَصَلِّ عَلَى مُحَمَّدٍ وَآلِهِ، وَاحْمِلْنِي بِكَرَمِكَ عَلَى التَّفَضُّلِ، وَلَا تَحْمِلْنِي بِعَدْلِكَ عَلَى الِاسْتِحْقَاقِ،
Allâhümme fe salli alâ Muhammedin ve âlihî, va'hmilnî bi-keramike ale't-tefadduli, ve lâ tahmilnî bi-adlike ale'l-istihkâkı,
Allah'ım! Peygamber Efendimiz Muhammed ve Âline salât et ve bana, hak kazanma esasına dayanan adaletinle değil, lütuf ve ihsana dayalı kereminle muamele et.
7
فَمَا أَنَا بِأَوَّلِ رَاغِبٍ رَغِبَ إِلَيْكَ فَأَعْطَيْتَهُ وَهُوَ يَسْتَحِقُّ الْمَنْعَ، وَلَا بِأَوَّلِ سَائِلٍ سَأَلَكَ فَأَفْضَلْتَ عَلَيْهِ وَهُوَ يَسْتَوْجِبُ الْحِرْمَانَ.
Fe mâ ene bi-evveli râğıbin rağıbe ileyke fe a'taytehû ve hüve yestehikku'l-men'a, ve lâ bi-evveli sâilin seeleke fe efdalte aleyhi ve hüve yestevcibü'l-hırmân.
Çünkü ben, eli boş geri çevrilmeyi hak ettiği hâlde, sana rağbet edip de kendisine bağışta bulunduğun ilk kişi değilim; mahrum bırakılması gerektiği hâlde, senden (rahmetini) dilenip de kendisine lütufta bulunduğun ilk kimse de değilim.
2 sayfa okundu