Hacet ve Ferahlık Münâcâtı 3. Sayfa

Sayfa 3 / 6

1

Tevekkül · Derleyici yakarışı

اللَّهُمَّ إِنَّ خَلِيلَكَ إِبْرَاهِيمَ عَلَيْهِ السَّلَامُ قَالَ حِينَ أُلْقِيَ فِي النَّارِ، وَقَالَ نَبِيُّكَ مُحَمَّدٌ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ حِينَ قِيلَ لَهُمْ إِنَّ النَّاسَ قَدْ جَمَعُوا لَكُمْ فَاخْشَوْهُمْ:
Allah’ım! Dostun İbrâhim, selâm onun üzerine olsun, ateşe atıldığında; Peygamberin Muhammed —salât ve selâm onun üzerine olsun— ve beraberindekiler de kendilerine, ‘İnsanlar size karşı toplandı, onlardan korkun!’ denildiğinde şöyle söylemişlerdi:
2

Âl-i İmrân 3/173’ün son bölümü.

﴿حَسْبُنَا اللَّهُ وَنِعْمَ الْوَكِيلُ﴾.
Allah bize yeter. O ne güzel vekildir!

Hz. İbrâhim ve Peygamber Efendimizin bu sözü söylemesi hakkında: Buhârî, 4563.

3

Hz. İbrâhim · Derleyici bağlacı

وَدَعَاكَ خَلِيلُكَ إِبْرَاهِيمُ عَلَيْهِ السَّلَامُ قَائِلًا:
Dostun İbrâhim, selâm onun üzerine olsun, Sana şöyle de yalvarmıştı:
4

İbrâhim 14/41.

﴿رَبَّنَا اغْفِرْ لِي وَلِوَالِدَيَّ وَلِلْمُؤْمِنِينَ يَوْمَ يَقُومُ الْحِسَابُ﴾
Rabbimiz! Hesabın görüleceği gün beni, annemi, babamı ve bütün müminleri bağışla.
5

Şuarâ 26/87.

﴿وَلَا تُخْزِنِي يَوْمَ يُبْعَثُونَ﴾
İnsanların yeniden diriltileceği gün beni mahcup etme.
6

Tevekkül · Derleyici yakarışı

اللَّهُمَّ وَإِنِّي أُفَوِّضُ أَمْرِي إِلَيْكَ وَأَتَوَكَّلُ عَلَيْكَ كَمَا تَوَكَّلَا، وَأَسْأَلُكَ كَمَا سَأَلَكَ خَلِيلُكَ إِبْرَاهِيمُ أَلَّا تُخْزِيَنِي فِي الدُّنْيَا وَلَا يَوْمَ يُبْعَثُونَ، وَأَنْ تَكْفِيَنِي مَا أَهَمَّنِي.
Allah’ım! Ben de onlar gibi işlerimi Sana bırakıyor, Sana güveniyorum. Dostun İbrâhim’in Senden istediği gibi istiyorum: Beni ne dünyada ne de insanların diriltileceği gün mahcup et. Gönlümü meşgul eden sıkıntılara karşı bana Sen yet.
7

Hz. Mûsâ · Derleyici yakarışı

اللَّهُمَّ إِنَّ كَلِيمَكَ مُوسَى عَلَيْهِ السَّلَامُ لَمَّا خَرَجَ خَائِفًا وَحِيدًا وَاشْتَدَّتْ بِهِ الْحَاجَةُ، جَلَسَ فِي الظِّلِّ وَنَاجَاكَ مُفْتَقِرًا إِلَى جُودِكَ فَقَالَ:
Allah’ım! Kendisiyle konuştuğun peygamberin Mûsâ, selâm onun üzerine olsun, korku içinde, yapayalnız yola çıktığında ve ihtiyacı ağırlaştığında gölgeye oturmuş, cömertliğine muhtaç bir kul olarak Sana şöyle yakarmıştı:
8

Kasas 28/24.

﴿رَبِّ إِنِّي لِمَا أَنْزَلْتَ إِلَيَّ مِنْ خَيْرٍ فَقِيرٌ﴾.
Rabbim! Bana indireceğin her hayra muhtacım.
9

İhtiyaç ve rızık · Derleyici yakarışı

اللَّهُمَّ وَإِنِّي أَدْعُوكَ كَمَا دَعَاكَ نَبِيُّكَ مُوسَى عَلَيْهِ السَّلَامُ، وَأُقِرُّ بَيْنَ يَدَيْكَ بِفَقْرِي وَفَاقَتِي؛ رَبِّ إِنِّي لِمَا أَنْزَلْتَ إِلَيَّ مِنْ خَيْرٍ وَفَرَجٍ وَرِزْقٍ فَقِيرٌ، فَأَغْنِنِي بِفَضْلِكَ.
Allah’ım! Ben de peygamberin Mûsâ’nın Sana yalvardığı gibi yalvarıyorum. Huzurunda yoksulluğumu ve Sana olan ihtiyacımı itiraf ediyorum. Rabbim! Katından göndereceğin her hayra, her ferahlığa, her rızka muhtacım. Lütfunla beni ihtiyaçtan kurtar.
2 sayfa okundu