Hacet ve Ferahlık Münâcâtı 1. Sayfa

Sayfa 1 / 6

1

Hamd ve senâ · Derleyici yakarışı

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ. الْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ، وَالصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ عَلَى رَسُولِ اللَّهِ وَعَلَى آلِهِ وَصَحْبِهِ أَجْمَعِينَ. اللَّهُمَّ إِنِّي أَقِفُ بِبَابِكَ ذَلِيلًا مُفْتَقِرًا إِلَيْكَ، وَأُثْنِي عَلَيْكَ بِمَا أَثْنَيْتَ بِهِ عَلَى نَفْسِكَ فِي كِتَابِكَ الْكَرِيمِ:
Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla. Hamd, âlemlerin Rabbi Allah’a mahsustur. Salât ve selâm, Allah’ın Resûlü’ne, ailesine ve bütün ashâbına olsun. Allah’ım! Boynu bükük, Sana muhtaç bir kul olarak kapında duruyorum. Kerîm Kitabında kendini övdüğün kelimelerle Sana hamd ediyorum:

Bu dua, Hayırhah ekibi tarafından Kur’an âyetleri ve sahih hadislerde yer alan dualardan derlenmiştir. Bölümler, ekibin hazırladığı bağlayıcı yakarışlarla bir araya getirilmiştir. Türkçe anlamı Arapça metin esas alınarak hazırlanmıştır.

2

Âyet alıntısı: Bakara 2/255’in bir bölümü.

﴿اللَّهُ لَا إِلَهَ إِلَّا هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ لَا تَأْخُذُهُ سِنَةٌ وَلَا نَوْمٌ لَهُ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الْأَرْضِ﴾
Allah! O’ndan başka ilâh yoktur. O, daima diridir; bütün varlığı ayakta tutandır. O’nu ne bir uyuklama tutar ne de uyku. Göklerde ve yerde ne varsa O’nundur.
3
«اللَّهُمَّ رَبَّنَا لَكَ الْحَمْدُ، أَنْتَ قَيِّمُ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ، وَلَكَ الْحَمْدُ أَنْتَ رَبُّ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ وَمَنْ فِيهِنَّ»
Allah’ım, Rabbimiz! Hamd Sana mahsustur. Gökleri ve yeri ayakta tutan Sensin. Hamd Sana mahsustur; göklerin, yerin ve içlerinde bulunanların Rabbi Sensin.

Kaynak: Buhârî, 7442. Teheccüd duasından alıntıdır.

4
«اللَّهُمَّ لَكَ الْحَمْدُ كُلُّهُ، اللَّهُمَّ لَا قَابِضَ لِمَا بَسَطْتَ»
Allah’ım! Bütün hamdler Sana aittir. Allah’ım! Senin açıp genişlettiğini tutup daraltacak hiç kimse yoktur.

Kaynak: Buhârî, el-Edebü’l-müfred, 699. Uhud sonrası hamd duasından alıntıdır.

5

İsm-i âzam · Derleyici yakarışı

اللَّهُمَّ إِنَّ نَبِيَّكَ مُحَمَّدًا صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ بَشَّرَنَا أَنَّ لَكَ اِسْمًا أَعْظَمَ إِذَا دُعِيتَ بِهِ أَجَبْتَ وَإِذَا سُئِلْتَ بِهِ أَعْطَيْتَ، فَأَنَا أَتَوَسَّلُ إِلَيْكَ وَأَدْعُوكَ بِتِلْكَ الْكَلِمَاتِ الْمُبَارَكَاتِ:
Allah’ım! Peygamberin Muhammed —salât ve selâm onun üzerine olsun—, kendisiyle dua edildiğinde karşılık verdiğin, kendisiyle istenildiğinde ihsan ettiğin en yüce ismini bize müjdeledi. Ben de o mübarek kelimeleri vesile ederek Sana yöneliyor, Sana yalvarıyorum:
6
«اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ بِأَنِّي أَشْهَدُ أَنَّكَ أَنْتَ اللَّهُ لَا إِلَهَ إِلَّا أَنْتَ، الْأَحَدُ الصَّمَدُ، الَّذِي لَمْ يَلِدْ وَلَمْ يُولَدْ، وَلَمْ يَكُنْ لَهُ كُفُوًا أَحَدٌ»
Allah’ım! Senin Allah olduğuna, Senden başka ilâh bulunmadığına şahitlik ederek Senden diliyorum. Sen bir ve teksin; herkes Sana muhtaçtır, Sen hiçbir şeye muhtaç değilsin. Doğurmadın, doğurulmadın. Hiçbir şey Sana denk değildir.

Kaynak: Tirmizî, 3475; Ebû Dâvûd, 1493.

7
«اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ بِأَنَّ لَكَ الْحَمْدَ، لَا إِلَهَ إِلَّا أَنْتَ، وَحْدَكَ لَا شَرِيكَ لَكَ، الْمَنَّانُ، يَا بَدِيعَ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ، يَا ذَا الْجَلَالِ وَالْإِكْرَامِ، يَا حَيُّ يَا قَيُّومُ»
Allah’ım! Hamd Sana ait olduğu için Senden diliyorum. Senden başka ilâh yoktur. Sen teksin, ortağın yoktur. Sonsuz ihsan sahibi Sensin. Ey gökleri ve yeri eşsiz yaratan! Ey celâl ve ikram sahibi! Ey daima diri olan, her şeyi ayakta tutan Rabbim!

Kaynak: Ebû Dâvûd, 1495; Nesâî, 1300. İsm-i âzam duası; derlemede lafız farklılıkları vardır.