اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى سَـيِّدِنَا مُحَمَّدٍ شَــجَرَةِ الْاَصْلِ الـنُّـورَانِـيَّـةِ وَلَمْعَـةِ الْـقَـبْـضَةِ الرَّحْمَانِـيَّـةِ وَاَفْضَلِ الْخَل۪يقَةِ الْاِنْسَانِـيَّـةِ وَاَشْرَفِ الصُّوَرِ الْجِسْمَانِـيَّـةِ وَمَـنْـبَعِ الْاَسْـرَارِ الرَّبَّانِـيَّـةِ وَخَزَآئِنِ الْعُلُومِ الْاِصْطِفَآئِـيَّـةِ صَاحِبِ الْـقَـبْـضَةِ الْاَصْلِـيَّـةِ وَالْبَهْجَةِ السَّـنِـيَّـةِ وَالرُّتْـبَـةِ الْعَلِـيَّـةِ مَنِ انْدَرَجَتِ النَّبِـيُّـونَ تَحْتَ لِوَآئِهِ فَهُمْ مِنْهُ وَاِلَيْهِ وَصَلِّ وَسَـلِّمْ عَلَيْهِ وَعَلٰى اٰلِـهِ وَصَحْبِـهِ عَدَدَ مَا خَلَقْتَ وَرَزَقْتَ وَاَمَتَّ وَاَحْـيَـيْـتَ اِلٰى يَـوْمٍ تَـبْـعَثُ مَنْ اَفْـنَـيْتَ وَسَلِّمْ تَسْل۪يمًا كَث۪يرًا وَالْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ ﴿٦﴾
6. Allahım! Kendisi nur olan ve bütün âlem kendisiyle nurlanan asıl nurani şecere; Senin kendilerine vücut ifâza buyurduğun bütün mahlûkatının en parlağı, insan nevinin en faziletlisi, mânâ ve sureti itibariyle varlığın en ekmel ve eşrefi olan, Rabbanî sırların mahall, merkez ve mahzeni, bütün ilimlerin asıl kaynak ve hazinesi, asliyet ve külliyet planında en zirve mertebelerin sahibi; hilkat ağacının özü, usâresi ve ruhu olması, bütün âlemlere rahmet olarak gönderilmiş bulunması hasebiyle, bütün envar-ı nübüvvetin biricik kaynağı; diğer nebilerin hepsinin önünde, hepsinden akdem olan, o nebiler de (alâ nebiyyina ve aleyhimüsselâm) Kendisinin sancağı altında bulunan Efendimiz Hazreti Muhammed’e, ehl-i beytine, yarattıkların, rızık verdiklerin, ölümü tattırdıkların ve hayat bahşettiklerin sayısınca, fani kulların yeniden dirilişe erdiği haşir gününe kadar çok salât ve selâm eyle. Bütün hamd ve senalar yalnız Sanadır Allahım, yalnız Sanadır.