Celcelutiye Duası 9. Sayfa

00:00
  • وَفِى الْحَشْرِ بَيِّضْ يَٓا إِلٰهِى صَحِيفَتِى وَثَقِّلْ مَوَازِينِي بِلُطْفِكَ اِنْ خَفَّتْ
  • 83. Ve fîl ĥaşri beyyiđ yâ ilahî śaĥifetî Ve šeqqil mevâzînî bi lutfike in ħaffet
  • 83. Yâ İlahi, ne olur mahşerde amel sahifemi lutfunla ak eyle! Eğer hafif gelecek olursa sevap terazimi ağırlaştır.
  • وَجَوِّزْنِي حَدَّ الصِّرَاطِ مُهَرْوِلاً وَاحْمِنِي مِنْ حَرِّ نَارٍ وَمَا حَوَتْ
  • 84. Ve cevviznî ĥaddaś śirâŧi muhervilâ(n) Ve eĥmimî min ĥarri nârin ve mâ ĥavet
  • 84. Beni keskin sırat köprüsünden koşarak geçir ve o büyük cehennem ateşinden ve içindekilerden koru.
  • وَسَامِحْنِي مِنْ كُلِّ ذَنْبٍ جَنَيْتُهُ وَاغْفِرْ خَطِيئَاتِى الْعِظَامَ وَاِنْ عَلَتْ
  • 85. Ve sêmiĥnî min kulli ženbin ceneytuhu Veğfir ħaŧîatil íźâme ve in álet
  • 85. İşlediğim her günahtan dolayı beni affet. Çok da olsa büyük günahlarımı bağışla.
  • فَيَا حَامِلَ اْلاِسْمِ الَّذِى جَلَّ قَدْرُهُ تَوَقّٰى بِهِ كُلَّ اْلاُمُورِ تَسَلَّمَتْ
  • 86. Fe yâ ĥamilel ismilleži celle qadruhu Teveqqâ bihî kullel umûri tesellemet
  • 86. Ey kadri yüce ismi taşıyan! Bütün tehlikeli işlerden kurtuldun ve selamete erdin!
  • فَقَاتِلْ وَلَا تَخْشَ وَحَارِبْ وَلَا تَخَفْ وَدُسْ كُلَّ اَرْضٍ بِالْوُحُوشِ تَعَمَّرَتْ
  • 87. Fe qâtil ve lâ teħşe ve ĥârib ve lâ teħaf Ve dus kulle erđin bil vuĥûşi teámmerat
  • 87. Öldür, korkma! Harbet, çekinme! Vahşi ve yırtıcı hayvanlarla dolu her yere gir!
  • وَاَقْبِلْ وَلَا تَهْرَبْ وَخَاصِمْ مَنْ تَشَٓاءُ وَلَا تَخْشَ بَاْسًا لِلْمُلُوكِ وَلَوْ حَوَتْ
  • 88. Ve eqbil ve lâ tehrab ve ħâśim men teşâ(u) Ve lâ teħşe be’sên lil mulûki velev ĥavet
  • 88. Saldır, kaçma! Dilediğin düşmanla mücadele et! Dört bir yanını kuşatmış olsa da hiç bir melikin gücünden korkma!
  • فَلَا حَيَّةٌ تَخْشٰى وَلَا عَقْرَبٌ تَرٰى وَلَا اَسَدٌ يَأْتِى اِلَيْكَ بِهَمْهَمَتْ
  • 89. Fe lâ ĥayyetun teħşâ ve lâ áqrabun terâ Ve lâ esedun ye’tî ileyke bi hemhemet
  • 89. Ne bir yılandan korkarsın, ne de bir akrep görürsün. Ne de bir aslan gürleyerek sana gelir!
  • وَلَا تَخْشَ مِنْ سَيْفٍ وَلَا طَعْنِ خَنْجَرٍ وَلَا تَخْشَ مِنْ رُمْحٍ وَلَا شَرٍّ أَسْهَمَتْ
  • 90. Ve lâ teħşe min seyfin ve lâ ŧá’ni ħancerin Velâ teħşe min rumĥin ve lâ şerrin eshemet
  • 90. Ne bir kılıçtan, ne bir hançerin yaralamasından, ne bir mızraktan ve ne ortalığı almış şerden korkma!
  • جَزَا مَنْ قَرَا هٰذَا شَفَاعَةُ اَحْمَدَا وَيُحْشَرُ فِى الْجَنَّاتِ مَعَ حُورٍ صُفِّفَتْ
  • 91. Cezâ men qarâ hâžâ şefâátu Aĥmedâ Fe yuĥşeru fîl cenneti meá ĥûrin śuffifet
  • 91. Bunu okuyanın mükafatı, Ahmed’in şefaatidir. Saf saf dizilmiş hurilerle cennete toplanır.
  • وَاعْلَمْ بِاَنَّ الْمُصْطَفٰى خَيْرُ مُرْسَلٍ وَاَفْضَلُ خَلْقِ اللّٰهِ مَنْ قَدْ تَفَرَّقَتْ
  • 92. Ve á’lem bi ennel Muśŧafâ ħayru murselin Ve efđalu ħalqillâhi men qad teferraqat
  • 92. Bil ki Mustafa en üstün peygamberdir. Allahın yeryüzüne yayılmış kullarının en faziletlisidir.
8 sayfa okundu.