Celcelutiye Duası 4. Sayfa

بِيَاهٍ وَيَايُوهٍ وَيَا خَيْرَ بَازِخٍ وَيَا مَنْ لَنَا الْاَرْزَاقُ مِنْ جُودِهِ نَمَتْ
33Bi yâhin ve yâyûhin ve yâ ħayra bâziħin Ve yâ men lenâl erzâqu min cûdihî nemet
33Ey gerçek mabud yâ Hu ve Yâ hayrel halikin! Ve ey bizim için rızıklar onun cömertliğinden coşup gelen.
نَرُدُّ بِكَ الْاَعْدَٓاءَ مِنْ كُلِّ وِجْهَةٍ وَبِاْلاِسْمِ تَرْمِيهِمْ مِنَ الْبُعْدِ بِالشَّتَتْ
34Neruddu bikel é’dâe min kulli vichetin Ve bil ismi termîhim minel bú’di biş şetet
34Her yönden gelen düşmanı senin yardımınla def ederiz. Sen de isminle onlara uzaktan atar ve onları dağıtırsın.
وَاخْذُلْهُمْ يَا ذَا الْجَلَالِ بِفَضْلِ مَنْ اِلَيْهِ سَعَتْ ضَبُّ الْفَلَاةِ وَقَدْ شَكَتْ
35Ve eħžilhum yâ žel celâli bi fađli men İleyhi seát đabbul felâti ve qad şeket
35Ey Celal sahibi! Çöl kelerinin yanına koşarak gelip şikayetini arzettiği zatın hürmetine onları yüzüstü ve yardımsız terket.
فَاَنْتَ رَجَٓائِى يَٓا اِلٰهِى وَسَيِّدِى فَفُلَّ لَمِيمَ الْجَيْشِ اِنْ رَامَ بِى عَبَتْ
36Fe ente recâî yâ ilâhî ve seyyidî Fe fulle lemîmel ceyşi in râme bî ábet
36Yâ ilahi benim ümidim ve seyyidim yalnız sensin. Beni tahkir etmek isteyen ordunun düzenini dağıt.
وَكُفَّ جَمِيعَ الْمُضِرِّينَ كَيْدَهُمْ وعَنِّى بِاَقْسَامِكَ حَتْماً وَمَا حَوَتْ
37Ve kuffe cemîál muđirrîne keydehum Ve ánnî bi eqsâmike ĥatmên ve mâ ĥavet
37Kesin yeminlerin muhtevaları hürmetine, bütün zararlıların tuzaklarını benden defet.
فَيَا خَيْرَ مَسْؤُلٍ وَاَكْرَمَ مَنْ اَعْطٰى وَيَا خَيْرَ مَأْمُولٍ اِلٰى اُمَّةٍ خَلَتْ
38Fe yâ ħayra mes’ûlin ve ekreme men áŧâ Ve yâ ħayra me’mûlin ilâ ummetin ħalet
38Ey eski ümmetlerden beri kendisinden dilekte bulunulanların en hayırlısı, ihsanda bulunanların en kerimi ve ümit kapılarının en değerlisi.
اَقِدْ كَوْكَبِى بِاْلاِسْمِ نُوراً وَبَهْجَةً مَدَى الدَّهْرِ والْاََيَّامِ يَا نُورُ جَلْجَلَتْ
39Eqid kevkebî bil ismi nûrân ve behceten Medâd dehri vel eyyâmi yâ nûru celcelet
39Ey gizliliklere ismiyle nüfuz eden Nur! Isminle yıldızımı çağlar ve asırlar boyu nurlu kıl ve parlamaya devam ettir!
بِاٰجٍ أَهُوجٍ جَلْمَهُوجٍ جَلَالَةٍ جَلِيلٍ جَلْجَلَيُّوتٍ جَمَاهٍ تَمَهْرَجَتْ
40Bi âcin ehûcin celmehûcin celâletin Celîlin celcel(eyy)ûtin cemâhin temehracet
40Ey Ehad, Bedi,Aziz ve Celil olan Allah’ım Sen’in bütün güzel isimlerin sonsuz haşmet ve azametiyle sürekli parlamaktadır.
بِتَعْدَادِ اَبْرُومٍ وَسِمْرَازِ اَبْرَمٍ وَبَهْرَتِ تِبْرِيزٍ وَاُمٍّ تَبَرَّكَتْ
41Bi té’dâdi ebrûmin ve simrâzi ebramin Ve behrati tibrîzin ve ummin tebarraket
41Ey Evvel ve Ahir olan Allah’ım bütün mahlukatın arzu ve ihtiyaçlarına cevap veren güzel isimlerini anarak onların bereketine sığınıyorum.
تُقَادُ سِرَاجُ النُّورِ سِرّاً بَيَانَةً تُقَادُ سِرَاجُ السُّرْجِ سِرّاً تَنَوَّرَتْ
42Tuqâdu sirâcun nûri sırrân beyâneten Tuqâdu sirâcus surci sirrân tenevveret
42Nurun kandili gizli fakat açık bir biçimde tutuşturulur. Kandiller kandili gizli olarak nurlanır.
3 sayfa okundu